RedmTurk REDM’DE KADIN OYUNCULARIN YERİ VE WEST ROLEPLAY’DE YAŞADIKLARIM

karizmatikdevrimci

RT Kullanıcı
4 Eyl 2026
17
4
3
Öncelikle kimsenin OOC ortamında bir kadın oyuncuya hakaret edilmesini, aşağılanmasını veya hedef gösterilmesini savunduğu yok. Zaten tartışılan şeyin bir kısmı da tam olarak bu. IC ile OOC'nin birbirinden ayrılması gerektiğini söyleyen de benim. OOC'de söylenen bir söz oyuncunun kendi sözüdür; bunun “karakter böyle düşünüyor” bahanesiyle açıklanamayacağını ben de kabul ediyorum. Şahsen kadın ve erkeğin cinsiyetinin saygı faktörünü etkilediğini düşünmeyen biriyim; kadınlar ve erkekler davranış biçimleriyle toplumdaki saygısını kazanır; hakları ise doğuştan gelir. Bir cinsiyeti, ırkı, milleti, bedensel bütünlüğü ayrıştıran insanların zeka seviyesinin düşük olduğuna kanaat getiririm bunu söyleyerek başlamak istiyorum. Şu an bir kadın oyuncunun yazdığı gönderiye cevap olarak değil bir insanın yazdığı gönderiye beyan olarak yazıyorum.

Fakat sizin yaptığınız şey burada bitmiyor. Siz 1899 yılında geçen, tarihsel atmosferi ve dönemin toplumsal yapısını temel alan bir RedM RP'sindeki IC davranışları da bugünün toplumsal normlarıyla değerlendirip doğrudan “kadın düşmanlığı” sonucuna bağlıyorsunuz. Asıl itiraz ettiğim nokta bu. RedM zaten belirli bir dönemi canlandıran niş bir RP ortamı. Buraya giren kişinin önünde iki seçenek var: Dönemin şartlarını kabul ederek rol yapmak veya bu dönemsel gerçeklik kendisine uygun değilse başka bir RP ortamını tercih etmek. Kimse size 1899 Amerika'sında kadınların hukuki ve toplumsal konumunun bugünküyle aynı olduğunu söylemiyor. Tam tersine, tarihsel RP'nin olayı zaten bugünün dünyasını 1899'a yapıştırmamaktır.

Ancak burada önemli bir düzeltme de yapayım: “42 eyaletin 38'inde kadın hakları yeni yeni vardı” şeklindeki tarihsel olarak doğru. 1899'da ABD'de kadınların oy hakkı bakımından tam eyalet düzeyinde eşitlik yalnızca birkaç eyalette bulunuyordu; dolayısıyla dönemin kadınların hukuki ve siyasi konumunun bugünkü standartlardan ciddi biçimde farklı olduğu söylenebilir, fakat bunu 42/38 şeklinde vermek doğru olmaz.

Şimdi sizin yazdığınız metne gelelim.

Sizin metninizde bir şerifin kadın karaktere “sen kadınsın, hakkın bile yok” gibi bir söz söylediği aktarılıyor ve bu doğrudan kadın düşmanlığı olarak yorumlanıyor. Burada iki ayrı şey var: Birincisi, bu sözün karakter açısından kaba, otoriter veya aşağılayıcı olması. İkincisi, bu sözün oyuncunun OOC'deki gerçek düşüncesi olduğu iddiası. Birincisini RP içerisinde tartışabilirsiniz. İkincisini ise yalnızca karakterin söylediği sözden çıkaramazsınız. Bir şerif karakterinin 1899'da kadınlara yönelik dönemin anlayışını yansıtan bir söz söylemesi, otomatik olarak oyuncunun OOC'de kadınları ikinci sınıf gördüğünü kanıtlamaz. Tıpkı bir karakterin 1899'da ırkçı, sınıfçı, otoriter veya başka bir döneme özgü görüşlere sahip olmasının, oyuncunun gerçek hayatta bunları savunduğunu tek başına kanıtlamaması gibi.

Üstelik sizin kendi metninizde “kadın karakter güçlü olabilir, erkek karaktere karşı çıkabilir, silah kullanabilir, kavga edebilir, suç işleyebilir, kaybedebilir, ölebilir, CK olabilir; bunların hiçbirinde sorun yok” diyorsunuz. O halde bir kadın karakterin karşısındaki erkek karakterin de dönemin anlayışına uygun şekilde otoriter, küçümseyici veya ayrımcı davranabilmesi neden otomatik olarak OOC kadın düşmanlığı oluyor? Karakterlerin birbirlerine karşı kötü davranması RP'nin kendisidir. Kadın karaktere kötü davranan her erkek karakteri “kadın düşmanı” ilan edersek zaten çatışmaya dayalı RP'nin büyük kısmını ortadan kaldırmış oluruz.

Bir başka mesele de şu: Siz sürekli “OOC'de kadına yapılanlar” ile “IC'de kadına yapılanlar” arasındaki farkı vurguluyorsunuz. Güzel. O zaman aynı ayrımı sizin de yapmanız gerekiyor. Discord'da “kadın oyuncu istemiyoruz” denmesi OOC'dir ve eleştirilebilir. Yönetim ekibinden birinin OOC kanalda söylediği “kadının sırtından sopayı...” tarzındaki ifade de OOC'dir ve eleştirilebilir. Bunlar oyuncunun kendi ağzından çıkan sözlerdir. Biz de tasvip etmiyoruz, ŞAKA BİLE OLSA BÖYLE ŞEYLERİN ŞAKASI OLMAZ. Ama o sohbeti bilmiyorum sohbette en ufak "biz divayız" diye bir söz söylendiği anda bu "erkeklere karşı saldırıdır" ve karşı saldırı hakkı doğabilir. Konuşmanın bütününü bilmiyoruz ama toplum normlarında tartışmaya açık konular geçtiyse eğer bu sözün de ŞAKA DEĞİL GERÇEK DAHİ OLSA haklılığı savunabilir.

Ama 1899'da oynanan bir şerif karakterinin kadın bir karakterle otorite çatışmasına girmesi IC'dir. Bunu aynı kefeye koyamazsınız. Daha da önemlisi, metninizde Elly'nin şikâyet sürecinde yaşadığı olayları anlatırken karakterin “çöpçü” olması üzerinden küçümsendiğini söylüyorsunuz. Bu, gerçekten tartışılabilecek bir RP/yönetim meselesidir. Bir karakterin mesleği nedeniyle beyanının otomatik olarak değersiz görülmesi ayrı bir konudur. Buna itiraz etmekte hiçbir problem yok.

Ama buradan “bu sunucu kadın düşmanıdır” şeklinde genel bir sonuca geçmek başka bir şeydir. Aynı şekilde Elly'nin CK olması konusunda da metniniz zaten karakterin ölümüne tek başına itiraz etmediğinizi söylüyor. İtirazınız, karakteri o noktaya getiren RP zincirine ve sonrasındaki uygulamalara. O zaman tartışılması gereken şey budur: RP zinciri doğru muydu, prosedür uygulandı mı, CK kurallara uygun muydu, OOC davranışlarda yaptırım var mıydı?

Bunların hepsi somut şekilde tartışılabilir. Fakat “1899'da bir erkek karakter kadın karaktere dönemin anlayışına uygun konuştu, demek ki kadın düşmanı bir RP ortamı var” şeklindeki sıçrama aynı derecede somut değildir. Bir de “oyun bu, iki üç saat giriyoruz” meselesini sürekli sanki karşı taraf “oyunda her şey serbesttir” demiş gibi kullanıyorsunuz. Hayır. Oyun olması her davranışın serbest olduğu anlamına gelmez. Fakat oyunda gerçekleşen her davranışın oyuncunun gerçek hayattaki karakterinin kanıtı olduğu da anlamına gelmez. Bu iki cümle aynı anda doğru olabilir.

Zaten forumdaki tartışmada size anlatılmaya çalışılan şey de buydu: Somut davranışı eleştirin. OOC'deki somut ifadeyi gösterin. Kural ihlalini gösterin. Uygulanmayan yaptırımı gösterin. Bunların hiçbirine itiraz yok. İtiraz edilen şey, bunlardan hareketle daha geniş kişilik ve topluluk sonuçları çıkarmanız. Sizin cevabınız ise sürekli “ben zaten bunu demedim” üzerine kuruluyor. Sonra da karşı tarafın söylediği şeyi tekrar tekrar farklı şekilde yorumluyorsunuz. Bu yüzden tartışma ilerlemiyor. Ben videoyu izledim bu yüzden basit ve özensiz hazırlanarak bir şerife ateş edilmiş kafasına doğru, bu rolün sonucu Elly karakterinin CK'sını doğurmalı, toplumda yeri olmayan, mesleki açıdan da arkasında haklara sahip erkek olmayan birisinin 1899 yılında öldürülmesi gayet normal ve gerçekçi bir rolün sonucudur. Sadece döneme uygun rol yaptı diye olaydan habersiz şerifin ise CK yememesi bunun izninin yönetimden alınmadığından gayet doğrudur.

Dönemsel RP ile OOC davranış arasındaki çizgiyi kabul etmek zorundasınız. 1899 Amerika'sını oynuyorsanız 1899 Amerika'sındaki toplumsal gerçeklikleri tamamen yok sayamazsınız. Karakterinizin bugünkü 2026 anlayışına göre davranmasını istiyorsanız bunu elbette oynayabilirsiniz; fakat başka bir oyuncunun karakterini döneme uygun oynama tercihini sırf günümüz değerlerine uymuyor diye OOC kadın düşmanlığı olarak etiketleyemezsiniz. Döneme uygun rol yapmak istemiyorsanız yapmayın. Buna saygı duyarım. Fakat dönemsel RP yapmak isteyen insanların da kendi karakterlerini o dönemin şartlarına göre oynama tercihine saygı göstermek zorundasınız. FiveM oynayabilirsiniz günümüzde kadın hakları mevcut, Harry Potter rol yapma sunucusunda oynayabilirsiniz orada kadın hakları mevcut, Naruto Roleplay oynayabilirsiniz orada kadın hakları mevcut. Ama Medieval, Victorian ve Wild West temalarında kadın karakter canlandıracaksanız günlük "diva" normlarınızı kabul etmeyen bir kültüre ayak uydurmak zorundasınız. 1899 yılında "kanka" kelimesini kullanan "telefon" aygıtından bahsetmekle eşdeğerdir kadın haklarından bahsetmek.

Özetle: OOC kadın oyuncuya hakaret varsa eleştir. OOC'de kadın oyuncu hedef alınıyorsa eleştir. Yönetici uygunsuz konuştuysa eleştir. Kural uygulanmadıysa göster. Bunların hepsi somut tartışmalardır. Ama IC'de 1899 atmosferine uygun bir otorite çatışması yaşandı diye bunu doğrudan “kadın düşmanlığı” ilan etmek, sizin savunduğunuz IC-OOC ayrımını bizzat kendinizin bozmasıdır.

Benim itirazım kadın oyuncuların hakkına değil; sizin IC ile OOC'yi birbirine karıştırmanıza. Bunu hâlâ ayıramıyorsanız daha fazla tartışmanın da anlamı yok.
 

5403

RT Kullanıcı
4 Eyl 2026
29
22
3
26
Öncelikle kimsenin OOC ortamında bir kadın oyuncuya hakaret edilmesini, aşağılanmasını veya hedef gösterilmesini savunduğu yok. Zaten tartışılan şeyin bir kısmı da tam olarak bu. IC ile OOC'nin birbirinden ayrılması gerektiğini söyleyen de benim. OOC'de söylenen bir söz oyuncunun kendi sözüdür; bunun “karakter böyle düşünüyor” bahanesiyle açıklanamayacağını ben de kabul ediyorum. Şahsen kadın ve erkeğin cinsiyetinin saygı faktörünü etkilediğini düşünmeyen biriyim; kadınlar ve erkekler davranış biçimleriyle toplumdaki saygısını kazanır; hakları ise doğuştan gelir. Bir cinsiyeti, ırkı, milleti, bedensel bütünlüğü ayrıştıran insanların zeka seviyesinin düşük olduğuna kanaat getiririm bunu söyleyerek başlamak istiyorum. Şu an bir kadın oyuncunun yazdığı gönderiye cevap olarak değil bir insanın yazdığı gönderiye beyan olarak yazıyorum.

Fakat sizin yaptığınız şey burada bitmiyor. Siz 1899 yılında geçen, tarihsel atmosferi ve dönemin toplumsal yapısını temel alan bir RedM RP'sindeki IC davranışları da bugünün toplumsal normlarıyla değerlendirip doğrudan “kadın düşmanlığı” sonucuna bağlıyorsunuz. Asıl itiraz ettiğim nokta bu. RedM zaten belirli bir dönemi canlandıran niş bir RP ortamı. Buraya giren kişinin önünde iki seçenek var: Dönemin şartlarını kabul ederek rol yapmak veya bu dönemsel gerçeklik kendisine uygun değilse başka bir RP ortamını tercih etmek. Kimse size 1899 Amerika'sında kadınların hukuki ve toplumsal konumunun bugünküyle aynı olduğunu söylemiyor. Tam tersine, tarihsel RP'nin olayı zaten bugünün dünyasını 1899'a yapıştırmamaktır.

Ancak burada önemli bir düzeltme de yapayım: “42 eyaletin 38'inde kadın hakları yeni yeni vardı” şeklindeki tarihsel olarak doğru. 1899'da ABD'de kadınların oy hakkı bakımından tam eyalet düzeyinde eşitlik yalnızca birkaç eyalette bulunuyordu; dolayısıyla dönemin kadınların hukuki ve siyasi konumunun bugünkü standartlardan ciddi biçimde farklı olduğu söylenebilir, fakat bunu 42/38 şeklinde vermek doğru olmaz.

Şimdi sizin yazdığınız metne gelelim.

Sizin metninizde bir şerifin kadın karaktere “sen kadınsın, hakkın bile yok” gibi bir söz söylediği aktarılıyor ve bu doğrudan kadın düşmanlığı olarak yorumlanıyor. Burada iki ayrı şey var: Birincisi, bu sözün karakter açısından kaba, otoriter veya aşağılayıcı olması. İkincisi, bu sözün oyuncunun OOC'deki gerçek düşüncesi olduğu iddiası. Birincisini RP içerisinde tartışabilirsiniz. İkincisini ise yalnızca karakterin söylediği sözden çıkaramazsınız. Bir şerif karakterinin 1899'da kadınlara yönelik dönemin anlayışını yansıtan bir söz söylemesi, otomatik olarak oyuncunun OOC'de kadınları ikinci sınıf gördüğünü kanıtlamaz. Tıpkı bir karakterin 1899'da ırkçı, sınıfçı, otoriter veya başka bir döneme özgü görüşlere sahip olmasının, oyuncunun gerçek hayatta bunları savunduğunu tek başına kanıtlamaması gibi.

Üstelik sizin kendi metninizde “kadın karakter güçlü olabilir, erkek karaktere karşı çıkabilir, silah kullanabilir, kavga edebilir, suç işleyebilir, kaybedebilir, ölebilir, CK olabilir; bunların hiçbirinde sorun yok” diyorsunuz. O halde bir kadın karakterin karşısındaki erkek karakterin de dönemin anlayışına uygun şekilde otoriter, küçümseyici veya ayrımcı davranabilmesi neden otomatik olarak OOC kadın düşmanlığı oluyor? Karakterlerin birbirlerine karşı kötü davranması RP'nin kendisidir. Kadın karaktere kötü davranan her erkek karakteri “kadın düşmanı” ilan edersek zaten çatışmaya dayalı RP'nin büyük kısmını ortadan kaldırmış oluruz.

Bir başka mesele de şu: Siz sürekli “OOC'de kadına yapılanlar” ile “IC'de kadına yapılanlar” arasındaki farkı vurguluyorsunuz. Güzel. O zaman aynı ayrımı sizin de yapmanız gerekiyor. Discord'da “kadın oyuncu istemiyoruz” denmesi OOC'dir ve eleştirilebilir. Yönetim ekibinden birinin OOC kanalda söylediği “kadının sırtından sopayı...” tarzındaki ifade de OOC'dir ve eleştirilebilir. Bunlar oyuncunun kendi ağzından çıkan sözlerdir. Biz de tasvip etmiyoruz, ŞAKA BİLE OLSA BÖYLE ŞEYLERİN ŞAKASI OLMAZ. Ama o sohbeti bilmiyorum sohbette en ufak "biz divayız" diye bir söz söylendiği anda bu "erkeklere karşı saldırıdır" ve karşı saldırı hakkı doğabilir. Konuşmanın bütününü bilmiyoruz ama toplum normlarında tartışmaya açık konular geçtiyse eğer bu sözün de ŞAKA DEĞİL GERÇEK DAHİ OLSA haklılığı savunabilir.

Ama 1899'da oynanan bir şerif karakterinin kadın bir karakterle otorite çatışmasına girmesi IC'dir. Bunu aynı kefeye koyamazsınız. Daha da önemlisi, metninizde Elly'nin şikâyet sürecinde yaşadığı olayları anlatırken karakterin “çöpçü” olması üzerinden küçümsendiğini söylüyorsunuz. Bu, gerçekten tartışılabilecek bir RP/yönetim meselesidir. Bir karakterin mesleği nedeniyle beyanının otomatik olarak değersiz görülmesi ayrı bir konudur. Buna itiraz etmekte hiçbir problem yok.

Ama buradan “bu sunucu kadın düşmanıdır” şeklinde genel bir sonuca geçmek başka bir şeydir. Aynı şekilde Elly'nin CK olması konusunda da metniniz zaten karakterin ölümüne tek başına itiraz etmediğinizi söylüyor. İtirazınız, karakteri o noktaya getiren RP zincirine ve sonrasındaki uygulamalara. O zaman tartışılması gereken şey budur: RP zinciri doğru muydu, prosedür uygulandı mı, CK kurallara uygun muydu, OOC davranışlarda yaptırım var mıydı?

Bunların hepsi somut şekilde tartışılabilir. Fakat “1899'da bir erkek karakter kadın karaktere dönemin anlayışına uygun konuştu, demek ki kadın düşmanı bir RP ortamı var” şeklindeki sıçrama aynı derecede somut değildir. Bir de “oyun bu, iki üç saat giriyoruz” meselesini sürekli sanki karşı taraf “oyunda her şey serbesttir” demiş gibi kullanıyorsunuz. Hayır. Oyun olması her davranışın serbest olduğu anlamına gelmez. Fakat oyunda gerçekleşen her davranışın oyuncunun gerçek hayattaki karakterinin kanıtı olduğu da anlamına gelmez. Bu iki cümle aynı anda doğru olabilir.

Zaten forumdaki tartışmada size anlatılmaya çalışılan şey de buydu: Somut davranışı eleştirin. OOC'deki somut ifadeyi gösterin. Kural ihlalini gösterin. Uygulanmayan yaptırımı gösterin. Bunların hiçbirine itiraz yok. İtiraz edilen şey, bunlardan hareketle daha geniş kişilik ve topluluk sonuçları çıkarmanız. Sizin cevabınız ise sürekli “ben zaten bunu demedim” üzerine kuruluyor. Sonra da karşı tarafın söylediği şeyi tekrar tekrar farklı şekilde yorumluyorsunuz. Bu yüzden tartışma ilerlemiyor. Ben videoyu izledim bu yüzden basit ve özensiz hazırlanarak bir şerife ateş edilmiş kafasına doğru, bu rolün sonucu Elly karakterinin CK'sını doğurmalı, toplumda yeri olmayan, mesleki açıdan da arkasında haklara sahip erkek olmayan birisinin 1899 yılında öldürülmesi gayet normal ve gerçekçi bir rolün sonucudur. Sadece döneme uygun rol yaptı diye olaydan habersiz şerifin ise CK yememesi bunun izninin yönetimden alınmadığından gayet doğrudur.

Dönemsel RP ile OOC davranış arasındaki çizgiyi kabul etmek zorundasınız. 1899 Amerika'sını oynuyorsanız 1899 Amerika'sındaki toplumsal gerçeklikleri tamamen yok sayamazsınız. Karakterinizin bugünkü 2026 anlayışına göre davranmasını istiyorsanız bunu elbette oynayabilirsiniz; fakat başka bir oyuncunun karakterini döneme uygun oynama tercihini sırf günümüz değerlerine uymuyor diye OOC kadın düşmanlığı olarak etiketleyemezsiniz. Döneme uygun rol yapmak istemiyorsanız yapmayın. Buna saygı duyarım. Fakat dönemsel RP yapmak isteyen insanların da kendi karakterlerini o dönemin şartlarına göre oynama tercihine saygı göstermek zorundasınız. FiveM oynayabilirsiniz günümüzde kadın hakları mevcut, Harry Potter rol yapma sunucusunda oynayabilirsiniz orada kadın hakları mevcut, Naruto Roleplay oynayabilirsiniz orada kadın hakları mevcut. Ama Medieval, Victorian ve Wild West temalarında kadın karakter canlandıracaksanız günlük "diva" normlarınızı kabul etmeyen bir kültüre ayak uydurmak zorundasınız. 1899 yılında "kanka" kelimesini kullanan "telefon" aygıtından bahsetmekle eşdeğerdir kadın haklarından bahsetmek.

Özetle: OOC kadın oyuncuya hakaret varsa eleştir. OOC'de kadın oyuncu hedef alınıyorsa eleştir. Yönetici uygunsuz konuştuysa eleştir. Kural uygulanmadıysa göster. Bunların hepsi somut tartışmalardır. Ama IC'de 1899 atmosferine uygun bir otorite çatışması yaşandı diye bunu doğrudan “kadın düşmanlığı” ilan etmek, sizin savunduğunuz IC-OOC ayrımını bizzat kendinizin bozmasıdır.

Benim itirazım kadın oyuncuların hakkına değil; sizin IC ile OOC'yi birbirine karıştırmanıza. Bunu hâlâ ayıramıyorsanız daha fazla tartışmanın da anlamı yok.
Prednizon,west yalakalıgını yapan yetkili mi desek,kadın düşmanlıgını mesrulastıran bir terbiyesiz mi desek ,sende her sey var ama be kürşat . Önce IC ile OOC arasındaki farkı öğren, sonra bana RP dersi vermeye kalk. Elly'nin şerifi vurması IC'dir; öncesinde Marshal'a gitmesi, savcıya kadar sürecin taşınması ve 3-4 gün boyunca Elly'nin şerifi tek tek araması, resmini çizip kasaba kasaba duyurması da IC'dir. Karakter legal yoldan çözüm bulamayınca gidip o pisliği alnının çatından vurdu. Sonra bunun adına ne dediniz? RDM. :D

Ardından ne oldu? “Banlandılar” dediniz. Gözümün içine baka baka banlandılar dediniz; fakat banlanmadılar. Neden? Çünkü senin de aynı zihniyette olduğunu zaten burada gösteriyorsun. Daha da komiği, senin Discord WL chatinde yazdığın “kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” sözü ortadayken gelip bana bunu IC diye anlatmaya çalışman. Prednizon denen terbiyesizin, yani senin söylediğin o söz OOC'dir. Discord chatinde karakterin konuşmuyor, sensin konuşan.

Bir Discord WL chatindeki kadınlara yönelik o iğrenç ifadeyi,ve senin gibi o pislik arkadas grubunun chatte yazdıgı cümleleri(Ekran görüntülerini ve videosunu da attım ama kör olan yine kör :D ) gelip burada “1899, dönem böyleydi, IC” diye savunacak kadar IC/OOC ayrımından bihaber olman, bütün bu tartışmanın asıl komedisidir. Önce neyin IC, neyin OOC olduğunu öğren; sonra bana RP ve dönem dersi vermeye kalk. Kendi OOC söylemlerinizi 1899'un arkasına saklayarak meşrulaştıramazsınız.

Bize burada uzun uzun laf anlatacağına önce rol bilgini genişlet ve kendi leş sunucunun kurallarını oku; neyin IC, neyin OOC olduğunu ve Force CK'nın nasıl uygulanacağını öğren. Sonra işlem uygula.
:D
 

Ekli dosyalar

  • Like
Tepkiler: beliz

EDO

RT Kullanıcı
29 Eyl 2026
5
2
3
26
Burada bence herkesin kendisine sorması gereken çok basit bir soru var

Kendi yaşadığın olayda insanların seni dinlemesini ve yaşadıklarını ciddiye almasını istiyorsan aynı hakkı başka insanlara da vermen gerekiyor

Başka biri çıkıp bizzat şahit olduğu olayları anlatınca “West sunucu sahipleri yazmış” diyerek daha anlatılanları değerlendirmeden reddetmek doğru değil

Yanlışsa göster
Yalan olduğunu düşünüyorsan kanıtla
Olay farklı yaşandıysa anlat

Ama kişinin kim olduğuna veya hangi tarafı desteklediğine bakarak söylediklerini değersizleştirmek, kendi savunduğun adalet anlayışıyla çelişiyor

Çünkü senin yaşadığın olay sırf sen yaşadın diye otomatik olarak doğru olmadığı gibi, başkasının yaşadığı olay da sırf senin desteklemediğin tarafı ilgilendiriyor diye otomatik olarak yanlış değildir

Bence burada mesele West veya Nevada değil

Mesele aynı standardın herkese uygulanıp uygulanmadığı

Kendi yaşadığın olayda “beni dinleyin” diyorsan, başkasının yaşadığı olayda da önce dinlemek gerekiyor

Aksi halde savunduğun şey adalet değil, sadece kendi tarafın için adalet oluyor.



Bunun altına ne kadar savunma yaparsan yap cevap vermeyeceğim Çünkü konu artık açıklama değil, aynı şeyleri tekrar tekrar tartışmak olur

Söyleyeceğimi söyledim Gerisi seni ilgilendiriyor





 

5403

RT Kullanıcı
4 Eyl 2026
29
22
3
26
Kanıtlar mevcut. Her şey en üstte, daha en başta, tek tek ve gayet açık bir dille anlatıldı. Neyi eleştirdiysem hepsini de ekran görüntüleri ve yaşanan süreç üzerinden kanıtladım. Ortada “ben böyle düşünüyorum” diye ortaya atılmış boş iddialar yok.


Bence sorun, yazılanları doğru düzgün okumamanız. Konuyu baştan sona okumak yerine rastgele birkaç noktaya bakıp forumun niteliğini başka bir yere çekmeye çalışıyorsunuz. Sonra da ortaya koyduğum somut şeylere cevap vermek yerine “herkesi dinlemek lazım” gibi genel laflarla konuyu dağıtıyorsunuz.


Açıkçası başka bir açıklaması yok. Okumayıp anlamadan yorum yapılıyor, sonra da anlatılanlar üzerinden değil, forumun kendisi üzerinden tartışma çıkarılıyor. Ben neyi eleştirdiysem zaten en başta açıkça yazdım ve kanıtladım. Bundan sonrası aynı şeyleri tekrar tekrar anlatmak değil.
 

karizmatikdevrimci

RT Kullanıcı
4 Eyl 2026
17
4
3
Prednizon,west yalakalıgını yapan yetkili mi desek,kadın düşmanlıgını mesrulastıran bir terbiyesiz mi desek ,sende her sey var ama be kürşat . Önce IC ile OOC arasındaki farkı öğren, sonra bana RP dersi vermeye kalk. Elly'nin şerifi vurması IC'dir; öncesinde Marshal'a gitmesi, savcıya kadar sürecin taşınması ve 3-4 gün boyunca Elly'nin şerifi tek tek araması, resmini çizip kasaba kasaba duyurması da IC'dir. Karakter legal yoldan çözüm bulamayınca gidip o pisliği alnının çatından vurdu. Sonra bunun adına ne dediniz? RDM. :D

Ardından ne oldu? “Banlandılar” dediniz. Gözümün içine baka baka banlandılar dediniz; fakat banlanmadılar. Neden? Çünkü senin de aynı zihniyette olduğunu zaten burada gösteriyorsun. Daha da komiği, senin Discord WL chatinde yazdığın “kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” sözü ortadayken gelip bana bunu IC diye anlatmaya çalışman. Prednizon denen terbiyesizin, yani senin söylediğin o söz OOC'dir. Discord chatinde karakterin konuşmuyor, sensin konuşan.

Bir Discord WL chatindeki kadınlara yönelik o iğrenç ifadeyi,ve senin gibi o pislik arkadas grubunun chatte yazdıgı cümleleri(Ekran görüntülerini ve videosunu da attım ama kör olan yine kör :D ) gelip burada “1899, dönem böyleydi, IC” diye savunacak kadar IC/OOC ayrımından bihaber olman, bütün bu tartışmanın asıl komedisidir. Önce neyin IC, neyin OOC olduğunu öğren; sonra bana RP ve dönem dersi vermeye kalk. Kendi OOC söylemlerinizi 1899'un arkasına saklayarak meşrulaştıramazsınız.

Bize burada uzun uzun laf anlatacağına önce rol bilgini genişlet ve kendi leş sunucunun kurallarını oku; neyin IC, neyin OOC olduğunu ve Force CK'nın nasıl uygulanacağını öğren. Sonra işlem uygula.
:D
Prednizon benim yazacaklarımı yazabilecek kalemde bir adam değil, OOC kin görüyorum ve cevap vermiyorum. Milletin hatasının müsebbibi ben değilim. Rolde hata yok siz sadece toksik feminist bir kadınsınız o kadar. Öldükten sonraki işleme sonuna kadar karşıyım duyduğum kadarıyla, oynamıyorum ama yaptığınız rolün sonucu da bu.
 

5403

RT Kullanıcı
4 Eyl 2026
29
22
3
26
Prednizon benim yazacaklarımı yazabilecek kalemde bir adam değil, OOC kin görüyorum ve cevap vermiyorum. Milletin hatasının müsebbibi ben değilim. Rolde hata yok siz sadece toksik feminist bir kadınsınız o kadar. Öldükten sonraki işleme sonuna kadar karşıyım duyduğum kadarıyla, oynamıyorum ama yaptığınız rolün sonucu da bu.
Bir kadının yaşadığı kötü olayları somut şekilde insanlara aktarıp, bu şekilde davranan insanların RedM topluluğuna hiçbir şey katmayacağını; sadece sunucunun reklamını yapıp görsel kurallar yazmanın, bu kurallar uygulanmadığı sürece zerre anlamı olmayacağını ve kadınlara karşı saygı duyulması gerektiğini söylerken konuyu taa nerelere getirmeye çalıştınız, gerçekten şaşıyorum.

Bir de bunu “toksik feminenlik” olarak yorumlamanız ayrı bir olay. Toksik feminenlik; kadın olduğu için her durumda haklı olduğunu düşünmek, kadınlara otomatik ayrıcalık tanınmasını beklemek veya erkekleri sırf erkek oldukları için suçlamak gibi davranışlardır. Örneğin “Ben kadınım, o yüzden ne yaparsam yapayım bana kimse karşı çıkamaz” demek buna örnek gösterilebilir. Benim söylediğim ise bunun tam tersi: Yaşadığım kötü olayları somut şekilde ortaya koyuyor ve herkes için kuralların uygulanması, kadınlara da insan olarak saygı gösterilmesi gerektiğini söylüyorum.

Yazdığım yazıları ve eklediğim görüntüleri zerre okumadan, sırf cevap vermek için konuyu farklı yerlere çekmeye devam etmeniz gerçekten ilginç.
 
  • Like
Tepkiler: beliz

berserkcat

RT Kullanıcı
14 Eyl 2026
4
0
1
27
Hiç yazmak istemiyordum. Açıkçası bu tarz forum dramalarından oldum olası hoşlanmadım. Ancak bu olayların bir kısmında yönetici olarak sürecin içerisinde bulunmuş, Elly Dort karakterinin ticket sürecini bizzat ilerletmiş ve karşı taraftaki oyuncuların profillerine de hakim olmuş biri olarak bazı noktaları düzeltmek istiyorum. Dolayısıyla burada yazdıklarım dışarıdan forumu okuyup yorum yapan birinin fikri değil. Olayların içerisinde bulunmuş, ticket süreçlerini görmüş ve kararların nasıl alındığını bilen eski bir West Roleplay yöneticisinin görüşüdür.

Öncelikle IC ile OOC'yi birbirine karıştırmayı bırakmak gerekiyor. Yazınızda "Elly kadın olduğu için küçümsendi" gibi bir sonuca varılıyor. Bir karakterin başka bir karakteri küçümsemesi, ciddiye almaması, güvenmemesi veya kaba davranması tek başına OOC ayrımcılık değildir. Bunlar RP'nin içerisinde olabilir. OOC tarafında ise kural çok net: Kadın veya erkek fark etmez, hiç kimse başka bir oyuncuya küfür edemez, hakaret edemez veya saygısızlık yapamaz. Bunun kadın-erkek meselesine çevrilmesine gerek yok. Oyuncu oyuncuya saygılı olmak zorunda.

Elly Dort'un karakterini de sanki bütün bunlar yaşanmadan önce toplum tarafından dışlanan, hiçbir fırsat verilmeyen ve sürekli ezilen bir karaktermiş gibi anlatmak olayın önemli bir bölümünü atlamak oluyor. Elly aylar boyunca kendisini çöpçü olarak tanıtan, düşük sosyal statülü, her zaman ayakkabısız gezen, berduş görüntüsünü ve yaşam tarzını karakterinin bir parçası haline getirmiş bir karakterdi, her sunucuda aynı rolü yaptınız ki bunu da doğru bulmuyorum. Önce ki sunucularda yaptığınız rolleri ister istemez buraya da taşıdınız. Bunu hakaret olarak söylemiyorum, karakterinizin kendi oluşturduğu profili tarif ediyorum. Hatta daha sonra bar işletmesinde çalışıp düzenli gelir elde ettiği dönemlerde bile "Ne iş yapıyorsun?" sorusuna "çöpçüyüm" cevabını vermeye devam eden yine karakterinizdi, rol içinde gelişen bir karakter olmasına rağmen karakterinizi hiç geliştirmediniz.

Burada biraz sert ama söylenmesi gereken bir şey var. Dünya sizin karakterinizi geliştirmek zorunda değil. Karakterinizi geliştirecek kişi sizsiniz. Aylar boyunca karakterinizi aynı noktada tutup sonra diğer karakterlerin neden onu bir anda saygın, güçlü ve sözü dinlenen biri olarak görmediğini sorgulayamazsınız. İnsanların karakterinize bakışını değiştirmek istiyorsanız bunu forum konusu açarak değil, oyun içerisinde karakter gelişimiyle yaparsınız. Yeni çevre edinirsiniz, para kazanırsınız, bağlantılar kurarsınız, kendinizi geliştirirsiniz. Karakterinizin başına gelen her kötü olaydan sonra "neden bana böyle davranıldı?" diye sormak yerine "ben bundan nasıl RP çıkarırım?" diye düşünmek gerekiyor.

Çünkü açık konuşmak gerekirse, Elly karakterinin yaşadığı problemlerin bir kısmını sürekli dışarıdan gelen bir saldırı gibi anlatmak kolay. Fakat karakterinizin nasıl oluşturulduğu, insanlara nasıl davrandığı, toplum içerisindeki yeri ve yaptığı seçimler de insanların size nasıl davranacağını belirliyor. Karakteriniz aylarca düşük sosyal statüde, dış görünüşüne ve yaşam biçimine özellikle dikkat etmeyen, toplum içerisinde kendisine güçlü bir konum oluşturmayan biri olarak oynandıysa insanların sizi bir anda saygın bir hanımefendi gibi karşılamasını beklemek biraz fazla kolaycılık oluyor.

1899'da geçen bir sunucuda modern dünyanın sosyal kabullerini karakterlerin kafasına zorla sokmaya çalışmak da tarihsel RP değil. Karakterin mesleği, parası, kıyafeti, geçmişi, çevresi ve toplumdaki konumu insanların ona nasıl davranacağını etkiler. Elly'nin kadın olması elbette silah kullanmasına, suç işlemesine, kavga etmesine veya erkek karakterlerle çatışmasına engel değil. Fakat karakterin altyapısı yoksa "ben kadınım, yaparım" demek RP altyapısı oluşturmuyor. Hayatı boyunca silah kullanmamış bir karakterin bir anda silahlı adamlara kafa tutması kadın olduğu için değil, karakter gelişimi olmadığı için sorunludur. Bu erkek karakter için de aynıdır.

"Şerif beni ciddiye almadı" veya "Marshal beni dikkate almadı" kısmında da olayın tamamına bakmak gerekiyor. Bir şikayet götürdüğünüzde karşı tarafın size anında inanması zorunlu değil. Deliliniz yoksa, tanığınız yoksa, karşı tarafın sizi güvenilir bulması için bir sebep yoksa şikayetinizin sonuçsuz kalması gayet mümkün. "Bir çöpçü bunu şerifi karalamak için yapabilir, elinde delil yok" şeklindeki bir yaklaşım hoşunuza gitmeyebilir ama bu tek başına OOC ayrımcılık değildir. Hatta buradan gayet güzel RP çıkarabilirdiniz. Karakteriniz devlete güvenmezdi, bağlantılar arardı, kendi adaletini sağlamaya çalışırdı, intikam planlardı. Önünüzde RP üretmek için onlarca yol vardı fakat siz bunlardan bir sonuç alamayınca direkt olarak gidip şerife ateş ettiniz ki gerçek hayatta da birini öldürmek için bu yeterli bir sebep değil. Oyunda da bu dengeyi korumak gerekiyor, kafanıza göre birilerini öldüremezsiniz sadece böyle bir olaydan dolayı birinin canını alacak bir karakter yapısı oluşturmadınız, tanıtımınızı da okumuştum.

Bir de "kadının sırtından sopayı" meselesini olayların bütününden bağımsız değerlendirmemek gerekiyor. Bu ifade kendi başına bakıldığında bir meme veya şaka formatında kullanılan bir ifadeydi, normalde genel sohbette ki konuşmaların üstüne meme/şaka olarak yazılmıştı. Olayların geri kalanını ve öncesinde yaşananları bilmeden sadece o cümleyi görseniz muhtemelen bugün yaptığınız kadar hassas yaklaşmazdınız zaten bende dahil olmak üzere o dönemin kadın rolleri hakkında tartışma yapıyorduk bilgilendirmek için de wikipedia'dan bir sürü link göndermiştim. Fakat olayların üzerine geldiği için daha ağır algılanmış olması anlaşılabilir. OOC'de gerçekten hakaret varsa elbette yaptırımı olmalıdır. Buna zaten kimsenin itirazı olmamalı. Ama tek bir cümleyi bağlamından koparıp bütün olayın merkezine koymak da sağlıklı bir değerlendirme değil.

Gelelim şerifin öldürülmesine. Benim problemim Elly'nin intikam istemesi değil. Problem, karakterinizin bir kolluk görevlisini öldürmek için oluşturduğu RP altyapısının yeterli olup olmadığıydı. "Bana kötü davrandı, beni küçümsedi, beni ciddiye almadı" bir karakterin öfkesini ve düşmanlığını açıklayabilir. Ama bunlar tek başına "şerifi öldürdüm" sonucunu doğurmuyor. Ortada bir kolluk görevlisini öldürmek için yeterli ve geçerli bir RP sebebi olması gerekiyor. Bunun da karakter geçmişi, yaşanan olaylar ve yapılan rollerle desteklenmesi lazım.

Zaten Elly karakterinin aldığı 1X uyarının sebebi de tam olarak buydu. Sadece "şerifi öldürdü" diye 1X verilmedi. Yapılan rolün zayıf olması ve bir karakteri öldürmek için yeterli/geçerli bir sebep oluşturulmaması nedeniyle 1X verildi. Bu ayrımı özellikle belirtmek gerekiyor çünkü konu sanki yönetim direkt olarak "kadın karakter şerifi öldürdü diye cezalandırıldı" gibi anlatılıyor. Böyle bir durum yok.

Üstelik Elly'nin gidip şerifi direkt vurduğu bir durum da yoktu. Öncesinde konuşmalar oldu, çözüm arandı, Marshal'a gidildi, olay daha üst mercilere taşındı. Yani önünüzde farklı RP yollarının denenebileceği bir süreç vardı. Sonrasında alınan kararın da bir sonucu oldu. O dönem 1X kararını ben verdim ve bugün de o kararın arkasındayım. Çünkü ticket içerisinde de söylediğim gibi her rolün bir sonucu oluyor.

Not: (3x olduğunda kullanıcı yasaklanıyor, yaptığı ihlale göre süresi değişiklik gösteriyor pek caydırıcı bir ceza değil sadece uyarı)

Şerif tarafını da tamamen görmezden gelmiyorum. Şerif ekibinde zayıf RP yapan ve düşük profilli oyuncular vardı. Bu oyuncuların yaptıkları roller ve yönetim tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda banlananlar oldu. Yani ortada sadece Elly'nin cezalandırıldığı, diğer tarafın hiçbir şekilde yaptırım görmediği bir tablo yok. Şerif tarafında da yaptırım uygulandı ve bazı oyuncular banlandı. (Valentine Şerif ekibinin tamamı)

Fakat sonrasında üst yönetimin bu banların bazılarını kaldırması benim desteklediğim bir karar değildi. Açık söyleyeyim, bu konuda ben de üst yönetimle aynı fikirde değildim. Bir oyuncunun düşük profilli RP yapması ve bu sebeple gerekli yaptırımı alması sonrasında, sırf oyuncu kaybedilmesin diye banın açılması bana göre doğru bir yönetim yaklaşımı değildi. Bunu bugün de savunmuyorum.

CK konusunda da başından beri aynı şeyi savunuyorum. Bir karakteri hiçbir altyapı olmadan alıp mezarlığa götürerek kafasına sıkmak doğru değildir. Bunu yönetici olduğum dönemde de savunmadım. Fakat kolluk tarafında kötü RP yapılmış olması Elly'nin yaptığı her şeyi otomatik olarak doğru hale getirmiyor. İki tarafın hatasını birbirinden ayırmak gerekiyor.

Ayrıca Elly'nin "karakterim CK olursa oynamam" şeklindeki yaklaşımını da doğru bulmuyorum. Kimse karakterini kaybetmek istemez, bunu anlayabilirim. Fakat yönetimin kararlarını "CK olursam oynamam" üzerinden şekillendirmesini beklemek de doğru değil. Yönetim oyuncunun karakterini korumak için değil, yaşanan RP'yi ve kuralları değerlendirmek için vardır. Karakterinizin başına gelen sonucu beğenmediğiniz için kararın değiştirilmesini beklemek, RP'nin sonucunu baştan garanti altına almaya çalışmaktan başka bir şey değil.

Bence burada asıl problem biraz da RP'ye bakış açısında. Karakteriniz her zaman haklı olacak, herkes karakterinize saygı gösterecek, her çatışmadan siz galip çıkacaksınız, karakteriniz hiçbir zaman kaybetmeyecek, birisi karakterinize kötü davranırsa yönetim devreye girip bunu düzeltecek... Sonra buna RP diyoruz. Kusura bakmayın ama bu RP değil, karakter fantezisidir.

Karakterinizin başına kötü bir şey geldiğinde bunun üzerinden yeni bir hikaye çıkarmak yerine sürekli "bana neden böyle yaptılar" noktasına geliyorsanız, karakterinizi değil kendinizi korumaya çalışıyorsunuz demektir. RP'de bazen ezilirsiniz, bazen kaybedersiniz, bazen insanlar size inanmaz, bazen paranız olmaz, bazen yanlış karar verirsiniz. Bunların hepsi RP malzemesidir. Her olumsuzluğu yönetimsel bir probleme çevirmek ise RP'yi yönetimin çözmesi gereken bir probleme dönüştürüyor.

RedM Türkiye tarafında da bunun ciddi bir problem olduğunu düşünüyorum. Benim gözlemime göre oyuncu kitlesinin çok büyük bir bölümünde karakter ile oyuncu arasındaki ayrım hala tam olarak oturmuş değil. IC bir hakaret OOC'ye taşınıyor, OOC tartışma karaktere taşınıyor, karakter kaybedince oyuncu kaybetmiş gibi davranılıyor. Hatta ve hatta /me ve /do komutlarını bile yanlış kullanan oyuncular var. Sonra da yaşanan olayın RP'si yerine kimin haklı olduğu tartışılıyor.

Sunucu tarafında ise West'in hataları yokmuş gibi davranacak değilim. West'in oyuncu kaybetme korkusu hep vardı. Bazen oyuncu kaybetmemek için kuralların esnetildiği veya bazı kararların fazla yumuşatıldığı durumlar oldu. Burada normal adminlerle üst yönetimi de ayırmak gerekiyor. Benim gördüğüm kadarıyla bu tarz kararların önemli bir kısmı normal adminlerden değil, üst yönetimden geliyordu.

Bunun nedenini de anlamak lazım. Bir sunucu sonuçta bir işletme. Oyuncular aynı zamanda potansiyel müşteri. Sunucunun ayakta kalması, masraflarını karşılaması ve gelir elde etmesi gerekiyor. Dolayısıyla "oyuncuyu kaybetmeyelim" düşüncesinin nereden geldiğini anlayabiliyorum. Fakat bunun sınırı kaçırıldığında yönetimsel adalet zarar görüyor. Bir oyuncuya uygulanan kural diğerine uygulanmıyorsa veya sırf oyuncu kaybedilmesin diye karar değiştiriliyorsa bu uzun vadede daha büyük problem yaratıyor.

Bunu bizzat yaşamış biri olarak da söylüyorum. Ben yönetici olduğum dönemde, hatta destekte bulunduğum zamanlarda bile bana OOC küfür edildi. Buna rağmen bazı oyuncuların banlanmadığını gördüm. Ben buna karşı çıktığım halde "RedM platformu zaten küçük, oyuncu sayısı az, oyuncu kaybetmeyelim" tarzında yaklaşımlarla karşılaştım. Ben bunu o zaman da doğru bulmadım bugün de bulmuyorum. Bir oyuncu OOC küfür ediyorsa bunun yaptırımı olmalı. Yöneticiye küfür edilmesiyle normal oyuncuya küfür edilmesi arasında temel olarak fark olmamalı. Üst yönetimin daha sonra bazı banları kaldırmasını da savunmuyorum. Benim de rahatsız olduğum noktalardan biri buydu.

Ama West'in bu hataları telafi edilemeyecek hatalar da değil. Yönetim değişir, kurallar değişir, sistemler geliştirilir. Bir sunucunun geçmişte yaptığı hataları sonsuza kadar aynı şekilde taşıması gerekmiyor. Önemli olan bu hatalardan ders çıkarılması. Ben West'in her kararını doğru bulmuyorum ama yaşanan her olaydan sonra kuralların ve sistemlerin geliştirilmesi gerektiğini de biliyorum.

Havacılıkta çok bilinen "Havacılık tarihi kan ile yazılmıştır" diye bir söz vardır. Yaşanan kazalardan ve hatalardan ders çıkarılır, prosedürler değiştirilir, sistem güçlendirilir. RP sunucularında da benzer bir süreç var. Yaşanan bir problem yeni bir kuralın, yeni bir düzenlemenin veya yeni bir yönetim yaklaşımının ortaya çıkmasına sebep olabilir. West'in hata yapmış olması değişmediği veya gelişmediği anlamına gelmez.

O yüzden West'i burada tamamen aklamaya çalışmıyorum. Yönetimin oyuncu kaybetme korkusuyla bazı konularda fazla esnek davrandığını, bazı OOC ihlallerin gerektiği kadar cezalandırılmadığını ve benim dahi yönetici olarak OOC küfür yediğim durumlarda gerekli yaptırımların uygulanmadığını açıkça söylüyorum. Bunlar eleştirilecek şeylerdir ve ben de eleştiriyorum. Ama bunların zaman içerisinde telafi edilemeyecek problemler olduğunu da düşünmüyorum. Zaten günden güne kendini geliştirmeye çalışan karınca misali çalışan bir ekip var, yapılan her hata sonucunda da kendilerini geliştiriyorlar. Çoğu zamanda hatalarını hep telafi ederler çünkü onlarda eskiden oyuncuydu. Bende eskiden ekipten biri olarak bu konuda garanti verebilirim.

Ama aynı şekilde Elly'nin yaşadığı her şeyi "West bana bunu yaptı, West beni korumadı, West kadın olduğum için bunlara izin verdi" noktasına getirmek de olayın tamamını anlatmıyor. Özellikle ekran görüntülerinde benim de yönetici olarak bulunduğum bir süreci dışarıdan bakan insanların okuyacağı şekilde tek taraflı anlatmanız benim açımdan da doğru değil.

Elly'nin yaşadığı OOC problemler varsa bunların yaptırımı olmalıdır. Kadın olmasıyla erkek olması arasında hiçbir fark yok. OOC'de kimse kimseye küfür edemez, hakaret edemez, saygısızlık yapamaz. Bu konuda sonuna kadar aynı şeyi savunurum ve biz zaten bu yaptırımı uyguladık.

Ama IC'de insanların karakterinize nasıl davrandığına gelince işler değişiyor. Karakterinizin geçmişi, statüsü, davranışları, ilişkileri ve aldığı kararlar insanların size nasıl davranacağını belirliyor. Bir karakterin sizi ciddiye almaması, size güvenmemesi veya sizi küçümsemesi her zaman OOC ayrımcılık değildir. Hele ki karakterinizin kendisini toplum içerisinde nasıl konumlandırdığına baktığınızda, insanların size istediğiniz şekilde davranmasını beklemek RP'nin doğasına da aykırı.

Ben eski bir West Roleplay yöneticisi olarak bu yazıyı West'i kusursuz göstermek için yazmıyorum. İçerisinde bulunduğum için gördüğüm hataları da açıkça söylüyorum. Fakat içerisinde bizzat bulunduğum, kararını verdiğim ve ekran görüntülerinde benim de yer aldığım bir sürecin yalnızca işinize gelen kısmını anlatıp geri kalanını yok saymak da doğru değil.

Sonuç olarak Elly'nin yaşadığı olaylarda eleştirilecek yönetimsel noktalar vardır, bunu inkar etmiyorum(Sadece OOC olarak). Fakat karakterinizin aldığı her sonucu da yönetimin hatası olarak görmek doğru değil. Karakterinizin yaptığı seçimlerin de bir bedeli olabilir.

Her rolün bir sonucu oluyor.

Bazen o sonuç istediğiniz gibi olur, bazen olmaz. Bazen karakteriniz kazanır, bazen kaybeder, bazen de yaptığı bir hatanın bedelini öder. Bence RP'nin olayı da tam olarak bu. Karakterinizin hiç kaybetmemesini istiyorsanız zaten RP yapmıyorsunuz, karakterinizi oynatmıyorsunuz. Onu koruyorsunuz.
 
Son düzenleme:

5403

RT Kullanıcı
4 Eyl 2026
29
22
3
26
Hiç yazmak istemiyordum. Açıkçası bu tarz forum dramalarından oldum olası hoşlanmadım. Ancak bu olayların bir kısmında yönetici olarak sürecin içerisinde bulunmuş, Elly Dort karakterinin ticket sürecini bizzat ilerletmiş ve karşı taraftaki oyuncuların profillerine de hakim olmuş biri olarak bazı noktaları düzeltmek istiyorum. Dolayısıyla burada yazdıklarım dışarıdan forumu okuyup yorum yapan birinin fikri değil. Olayların içerisinde bulunmuş, ticket süreçlerini görmüş ve kararların nasıl alındığını bilen eski bir West Roleplay yöneticisinin görüşüdür.

Öncelikle IC ile OOC'yi birbirine karıştırmayı bırakmak gerekiyor. Yazınızda "Elly kadın olduğu için küçümsendi" gibi bir sonuca varılıyor. Bir karakterin başka bir karakteri küçümsemesi, ciddiye almaması, güvenmemesi veya kaba davranması tek başına OOC ayrımcılık değildir. Bunlar RP'nin içerisinde olabilir. OOC tarafında ise kural çok net: Kadın veya erkek fark etmez, hiç kimse başka bir oyuncuya küfür edemez, hakaret edemez veya saygısızlık yapamaz. Bunun kadın-erkek meselesine çevrilmesine gerek yok. Oyuncu oyuncuya saygılı olmak zorunda.

Elly Dort'un karakterini de sanki bütün bunlar yaşanmadan önce toplum tarafından dışlanan, hiçbir fırsat verilmeyen ve sürekli ezilen bir karaktermiş gibi anlatmak olayın önemli bir bölümünü atlamak oluyor. Elly aylar boyunca kendisini çöpçü olarak tanıtan, düşük sosyal statülü, her zaman ayakkabısız gezen, berduş görüntüsünü ve yaşam tarzını karakterinin bir parçası haline getirmiş bir karakterdi, her sunucuda aynı rolü yaptınız ki bunu da doğru bulmuyorum. Önce ki sunucularda yaptığınız rolleri ister istemez buraya da taşıdınız. Bunu hakaret olarak söylemiyorum, karakterinizin kendi oluşturduğu profili tarif ediyorum. Hatta daha sonra bar işletmesinde çalışıp düzenli gelir elde ettiği dönemlerde bile "Ne iş yapıyorsun?" sorusuna "çöpçüyüm" cevabını vermeye devam eden yine karakterinizdi, rol içinde gelişen bir karakter olmasına rağmen karakterinizi hiç geliştirmediniz.

Burada biraz sert ama söylenmesi gereken bir şey var. Dünya sizin karakterinizi geliştirmek zorunda değil. Karakterinizi geliştirecek kişi sizsiniz. Aylar boyunca karakterinizi aynı noktada tutup sonra diğer karakterlerin neden onu bir anda saygın, güçlü ve sözü dinlenen biri olarak görmediğini sorgulayamazsınız. İnsanların karakterinize bakışını değiştirmek istiyorsanız bunu forum konusu açarak değil, oyun içerisinde karakter gelişimiyle yaparsınız. Yeni çevre edinirsiniz, para kazanırsınız, bağlantılar kurarsınız, kendinizi geliştirirsiniz. Karakterinizin başına gelen her kötü olaydan sonra "neden bana böyle davranıldı?" diye sormak yerine "ben bundan nasıl RP çıkarırım?" diye düşünmek gerekiyor.

Çünkü açık konuşmak gerekirse, Elly karakterinin yaşadığı problemlerin bir kısmını sürekli dışarıdan gelen bir saldırı gibi anlatmak kolay. Fakat karakterinizin nasıl oluşturulduğu, insanlara nasıl davrandığı, toplum içerisindeki yeri ve yaptığı seçimler de insanların size nasıl davranacağını belirliyor. Karakteriniz aylarca düşük sosyal statüde, dış görünüşüne ve yaşam biçimine özellikle dikkat etmeyen, toplum içerisinde kendisine güçlü bir konum oluşturmayan biri olarak oynandıysa insanların sizi bir anda saygın bir hanımefendi gibi karşılamasını beklemek biraz fazla kolaycılık oluyor.

1899'da geçen bir sunucuda modern dünyanın sosyal kabullerini karakterlerin kafasına zorla sokmaya çalışmak da tarihsel RP değil. Karakterin mesleği, parası, kıyafeti, geçmişi, çevresi ve toplumdaki konumu insanların ona nasıl davranacağını etkiler. Elly'nin kadın olması elbette silah kullanmasına, suç işlemesine, kavga etmesine veya erkek karakterlerle çatışmasına engel değil. Fakat karakterin altyapısı yoksa "ben kadınım, yaparım" demek RP altyapısı oluşturmuyor. Hayatı boyunca silah kullanmamış bir karakterin bir anda silahlı adamlara kafa tutması kadın olduğu için değil, karakter gelişimi olmadığı için sorunludur. Bu erkek karakter için de aynıdır.

"Şerif beni ciddiye almadı" veya "Marshal beni dikkate almadı" kısmında da olayın tamamına bakmak gerekiyor. Bir şikayet götürdüğünüzde karşı tarafın size anında inanması zorunlu değil. Deliliniz yoksa, tanığınız yoksa, karşı tarafın sizi güvenilir bulması için bir sebep yoksa şikayetinizin sonuçsuz kalması gayet mümkün. "Bir çöpçü bunu şerifi karalamak için yapabilir, elinde delil yok" şeklindeki bir yaklaşım hoşunuza gitmeyebilir ama bu tek başına OOC ayrımcılık değildir. Hatta buradan gayet güzel RP çıkarabilirdiniz. Karakteriniz devlete güvenmezdi, bağlantılar arardı, kendi adaletini sağlamaya çalışırdı, intikam planlardı. Önünüzde RP üretmek için onlarca yol vardı fakat siz bunlardan bir sonuç alamayınca direkt olarak gidip şerife ateş ettiniz ki gerçek hayatta da birini öldürmek için bu yeterli bir sebep değil. Oyunda da bu dengeyi korumak gerekiyor, kafanıza göre birilerini öldüremezsiniz sadece böyle bir olaydan dolayı birinin canını alacak bir karakter yapısı oluşturmadınız, tanıtımınızı da okumuştum.

Bir de "kadının sırtından sopayı" meselesini olayların bütününden bağımsız değerlendirmemek gerekiyor. Bu ifade kendi başına bakıldığında bir meme veya şaka formatında kullanılan bir ifadeydi, normalde genel sohbette ki konuşmaların üstüne meme/şaka olarak yazılmıştı. Olayların geri kalanını ve öncesinde yaşananları bilmeden sadece o cümleyi görseniz muhtemelen bugün yaptığınız kadar hassas yaklaşmazdınız zaten bende dahil olmak üzere o dönemin kadın rolleri hakkında tartışma yapıyorduk bilgilendirmek için de wikipedia'dan bir sürü link göndermiştim. Fakat olayların üzerine geldiği için daha ağır algılanmış olması anlaşılabilir. OOC'de gerçekten hakaret varsa elbette yaptırımı olmalıdır. Buna zaten kimsenin itirazı olmamalı. Ama tek bir cümleyi bağlamından koparıp bütün olayın merkezine koymak da sağlıklı bir değerlendirme değil.

Gelelim şerifin öldürülmesine. Benim problemim Elly'nin intikam istemesi değil. Problem, karakterinizin bir kolluk görevlisini öldürmek için oluşturduğu RP altyapısının yeterli olup olmadığıydı. "Bana kötü davrandı, beni küçümsedi, beni ciddiye almadı" bir karakterin öfkesini ve düşmanlığını açıklayabilir. Ama bunlar tek başına "şerifi öldürdüm" sonucunu doğurmuyor. Ortada bir kolluk görevlisini öldürmek için yeterli ve geçerli bir RP sebebi olması gerekiyor. Bunun da karakter geçmişi, yaşanan olaylar ve yapılan rollerle desteklenmesi lazım.

Zaten Elly karakterinin aldığı 1X uyarının sebebi de tam olarak buydu. Sadece "şerifi öldürdü" diye 1X verilmedi. Yapılan rolün zayıf olması ve bir karakteri öldürmek için yeterli/geçerli bir sebep oluşturulmaması nedeniyle 1X verildi. Bu ayrımı özellikle belirtmek gerekiyor çünkü konu sanki yönetim direkt olarak "kadın karakter şerifi öldürdü diye cezalandırıldı" gibi anlatılıyor. Böyle bir durum yok.

Üstelik Elly'nin gidip şerifi direkt vurduğu bir durum da yoktu. Öncesinde konuşmalar oldu, çözüm arandı, Marshal'a gidildi, olay daha üst mercilere taşındı. Yani önünüzde farklı RP yollarının denenebileceği bir süreç vardı. Sonrasında alınan kararın da bir sonucu oldu. O dönem 1X kararını ben verdim ve bugün de o kararın arkasındayım. Çünkü ticket içerisinde de söylediğim gibi her rolün bir sonucu oluyor.

Not: (3x olduğunda kullanıcı yasaklanıyor, yaptığı ihlale göre süresi değişiklik gösteriyor pek caydırıcı bir ceza değil sadece uyarı)

Şerif tarafını da tamamen görmezden gelmiyorum. Şerif ekibinde zayıf RP yapan ve düşük profilli oyuncular vardı. Bu oyuncuların yaptıkları roller ve yönetim tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda banlananlar oldu. Yani ortada sadece Elly'nin cezalandırıldığı, diğer tarafın hiçbir şekilde yaptırım görmediği bir tablo yok. Şerif tarafında da yaptırım uygulandı ve bazı oyuncular banlandı. (Valentine Şerif ekibinin tamamı)

Fakat sonrasında üst yönetimin bu banların bazılarını kaldırması benim desteklediğim bir karar değildi. Açık söyleyeyim, bu konuda ben de üst yönetimle aynı fikirde değildim. Bir oyuncunun düşük profilli RP yapması ve bu sebeple gerekli yaptırımı alması sonrasında, sırf oyuncu kaybedilmesin diye banın açılması bana göre doğru bir yönetim yaklaşımı değildi. Bunu bugün de savunmuyorum.

CK konusunda da başından beri aynı şeyi savunuyorum. Bir karakteri hiçbir altyapı olmadan alıp mezarlığa götürerek kafasına sıkmak doğru değildir. Bunu yönetici olduğum dönemde de savunmadım. Fakat kolluk tarafında kötü RP yapılmış olması Elly'nin yaptığı her şeyi otomatik olarak doğru hale getirmiyor. İki tarafın hatasını birbirinden ayırmak gerekiyor.

Ayrıca Elly'nin "karakterim CK olursa oynamam" şeklindeki yaklaşımını da doğru bulmuyorum. Kimse karakterini kaybetmek istemez, bunu anlayabilirim. Fakat yönetimin kararlarını "CK olursam oynamam" üzerinden şekillendirmesini beklemek de doğru değil. Yönetim oyuncunun karakterini korumak için değil, yaşanan RP'yi ve kuralları değerlendirmek için vardır. Karakterinizin başına gelen sonucu beğenmediğiniz için kararın değiştirilmesini beklemek, RP'nin sonucunu baştan garanti altına almaya çalışmaktan başka bir şey değil.

Bence burada asıl problem biraz da RP'ye bakış açısında. Karakteriniz her zaman haklı olacak, herkes karakterinize saygı gösterecek, her çatışmadan siz galip çıkacaksınız, karakteriniz hiçbir zaman kaybetmeyecek, birisi karakterinize kötü davranırsa yönetim devreye girip bunu düzeltecek... Sonra buna RP diyoruz. Kusura bakmayın ama bu RP değil, karakter fantezisidir.

Karakterinizin başına kötü bir şey geldiğinde bunun üzerinden yeni bir hikaye çıkarmak yerine sürekli "bana neden böyle yaptılar" noktasına geliyorsanız, karakterinizi değil kendinizi korumaya çalışıyorsunuz demektir. RP'de bazen ezilirsiniz, bazen kaybedersiniz, bazen insanlar size inanmaz, bazen paranız olmaz, bazen yanlış karar verirsiniz. Bunların hepsi RP malzemesidir. Her olumsuzluğu yönetimsel bir probleme çevirmek ise RP'yi yönetimin çözmesi gereken bir probleme dönüştürüyor.

RedM Türkiye tarafında da bunun ciddi bir problem olduğunu düşünüyorum. Benim gözlemime göre oyuncu kitlesinin çok büyük bir bölümünde karakter ile oyuncu arasındaki ayrım hala tam olarak oturmuş değil. IC bir hakaret OOC'ye taşınıyor, OOC tartışma karaktere taşınıyor, karakter kaybedince oyuncu kaybetmiş gibi davranılıyor. Hatta ve hatta /me ve /do komutlarını bile yanlış kullanan oyuncular var. Sonra da yaşanan olayın RP'si yerine kimin haklı olduğu tartışılıyor.

Sunucu tarafında ise West'in hataları yokmuş gibi davranacak değilim. West'in oyuncu kaybetme korkusu hep vardı. Bazen oyuncu kaybetmemek için kuralların esnetildiği veya bazı kararların fazla yumuşatıldığı durumlar oldu. Burada normal adminlerle üst yönetimi de ayırmak gerekiyor. Benim gördüğüm kadarıyla bu tarz kararların önemli bir kısmı normal adminlerden değil, üst yönetimden geliyordu.

Bunun nedenini de anlamak lazım. Bir sunucu sonuçta bir işletme. Oyuncular aynı zamanda potansiyel müşteri. Sunucunun ayakta kalması, masraflarını karşılaması ve gelir elde etmesi gerekiyor. Dolayısıyla "oyuncuyu kaybetmeyelim" düşüncesinin nereden geldiğini anlayabiliyorum. Fakat bunun sınırı kaçırıldığında yönetimsel adalet zarar görüyor. Bir oyuncuya uygulanan kural diğerine uygulanmıyorsa veya sırf oyuncu kaybedilmesin diye karar değiştiriliyorsa bu uzun vadede daha büyük problem yaratıyor.

Bunu bizzat yaşamış biri olarak da söylüyorum. Ben yönetici olduğum dönemde, hatta destekte bulunduğum zamanlarda bile bana OOC küfür edildi. Buna rağmen bazı oyuncuların banlanmadığını gördüm. Ben buna karşı çıktığım halde "RedM platformu zaten küçük, oyuncu sayısı az, oyuncu kaybetmeyelim" tarzında yaklaşımlarla karşılaştım. Ben bunu o zaman da doğru bulmadım bugün de bulmuyorum. Bir oyuncu OOC küfür ediyorsa bunun yaptırımı olmalı. Yöneticiye küfür edilmesiyle normal oyuncuya küfür edilmesi arasında temel olarak fark olmamalı. Üst yönetimin daha sonra bazı banları kaldırmasını da savunmuyorum. Benim de rahatsız olduğum noktalardan biri buydu.

Ama West'in bu hataları telafi edilemeyecek hatalar da değil. Yönetim değişir, kurallar değişir, sistemler geliştirilir. Bir sunucunun geçmişte yaptığı hataları sonsuza kadar aynı şekilde taşıması gerekmiyor. Önemli olan bu hatalardan ders çıkarılması. Ben West'in her kararını doğru bulmuyorum ama yaşanan her olaydan sonra kuralların ve sistemlerin geliştirilmesi gerektiğini de biliyorum.

Havacılıkta çok bilinen "Havacılık tarihi kan ile yazılmıştır" diye bir söz vardır. Yaşanan kazalardan ve hatalardan ders çıkarılır, prosedürler değiştirilir, sistem güçlendirilir. RP sunucularında da benzer bir süreç var. Yaşanan bir problem yeni bir kuralın, yeni bir düzenlemenin veya yeni bir yönetim yaklaşımının ortaya çıkmasına sebep olabilir. West'in hata yapmış olması değişmediği veya gelişmediği anlamına gelmez.

O yüzden West'i burada tamamen aklamaya çalışmıyorum. Yönetimin oyuncu kaybetme korkusuyla bazı konularda fazla esnek davrandığını, bazı OOC ihlallerin gerektiği kadar cezalandırılmadığını ve benim dahi yönetici olarak OOC küfür yediğim durumlarda gerekli yaptırımların uygulanmadığını açıkça söylüyorum. Bunlar eleştirilecek şeylerdir ve ben de eleştiriyorum. Ama bunların zaman içerisinde telafi edilemeyecek problemler olduğunu da düşünmüyorum. Zaten günden güne kendini geliştirmeye çalışan karınca misali çalışan bir ekip var, yapılan her hata sonucunda da kendilerini geliştiriyorlar. Çoğu zamanda hatalarını hep telafi ederler çünkü onlarda eskiden oyuncuydu. Bende eskiden ekipten biri olarak bu konuda garanti verebilirim.

Ama aynı şekilde Elly'nin yaşadığı her şeyi "West bana bunu yaptı, West beni korumadı, West kadın olduğum için bunlara izin verdi" noktasına getirmek de olayın tamamını anlatmıyor. Özellikle ekran görüntülerinde benim de yönetici olarak bulunduğum bir süreci dışarıdan bakan insanların okuyacağı şekilde tek taraflı anlatmanız benim açımdan da doğru değil.

Elly'nin yaşadığı OOC problemler varsa bunların yaptırımı olmalıdır. Kadın olmasıyla erkek olması arasında hiçbir fark yok. OOC'de kimse kimseye küfür edemez, hakaret edemez, saygısızlık yapamaz. Bu konuda sonuna kadar aynı şeyi savunurum ve biz zaten bu yaptırımı uyguladık.

Ama IC'de insanların karakterinize nasıl davrandığına gelince işler değişiyor. Karakterinizin geçmişi, statüsü, davranışları, ilişkileri ve aldığı kararlar insanların size nasıl davranacağını belirliyor. Bir karakterin sizi ciddiye almaması, size güvenmemesi veya sizi küçümsemesi her zaman OOC ayrımcılık değildir. Hele ki karakterinizin kendisini toplum içerisinde nasıl konumlandırdığına baktığınızda, insanların size istediğiniz şekilde davranmasını beklemek RP'nin doğasına da aykırı.

Ben eski bir West Roleplay yöneticisi olarak bu yazıyı West'i kusursuz göstermek için yazmıyorum. İçerisinde bulunduğum için gördüğüm hataları da açıkça söylüyorum. Fakat içerisinde bizzat bulunduğum, kararını verdiğim ve ekran görüntülerinde benim de yer aldığım bir sürecin yalnızca işinize gelen kısmını anlatıp geri kalanını yok saymak da doğru değil.

Sonuç olarak Elly'nin yaşadığı olaylarda eleştirilecek yönetimsel noktalar vardır, bunu inkar etmiyorum(Sadece OOC olarak). Fakat karakterinizin aldığı her sonucu da yönetimin hatası olarak görmek doğru değil. Karakterinizin yaptığı seçimlerin de bir bedeli olabilir.

Her rolün bir sonucu oluyor.

Bazen o sonuç istediğiniz gibi olur, bazen olmaz. Bazen karakteriniz kazanır, bazen kaybeder, bazen de yaptığı bir hatanın bedelini öder. Bence RP'nin olayı da tam olarak bu. Karakterinizin hiç kaybetmemesini istiyorsanız zaten RP yapmıyorsunuz, karakterinizi oynatmıyorsunuz. Onu koruyorsunuz.
Yazdıklarını okuyunca gerçekten hayret ettim. Sen o dönemde Marshal olarak olayın başından sonuna kadar karakterin sürecine hakim olan, aynı zamanda yönetici olarak ticket sürecinin içerisinde bulunan birisin. Buna rağmen bugün gelip bana hâlâ “1899'da böyleydi, şöyleydi, karakterinin sosyal statüsü böyleydi” diye Google'dan dönem bilgisi anlatmaya çalışman gerçekten içler acısı.


Senin önünde eyalet yasaları vardı, kasaba kanunları vardı, Marshal rolü vardı, savcı rolü vardı ve karakterin yaşadığı olayın bütün süreci vardı. Buna rağmen bunları temel almak yerine hâlâ “1899 böyleydi” diyerek kendi kafandaki tarih bilgisini bana anlatıyorsun. Madem kasabanın kendi kanunlarını ve eyalet yasalarını dikkate almayacaksınız, madem Marshal ve savcı karakterlerinin rol vasfını bir kenara bırakıp Google'dan bulduğunuz dönem bilgileriyle RP yönlendireceksiniz, o zaman neden o kanunlar yazıldı, neden o makamlar var?


Kendi sunucunuzun yazdığı kuralları ve yasaları uygulamak yerine gerçek tarihten alıntı yapıp bana RP dersi vermen ayrıca komik. Ben 1899'da gerçek dünyada ne olmuş onu sormuyorum. Senin yönettiğin ve Marshal olarak görev yaptığın oyun dünyasında hangi yasaların geçerli olduğunu soruyorum. Kasabanın kanunlarını yok sayıp “ama 1899'da kadınlara böyle davranılıyordu” demek, kendi sunucunuzun oluşturduğu hukuk sistemini görmezden gelmekten başka bir şey değil.


Bir de bütün bu süreçte Marshal olarak ne kadar kötü bir rol ortaya koyduğunu hiç konuşmuyorsun. Karakterin yaşadığı olayın tamamına hakimsin. Elly'nin ne yaptığını, nereye gittiğini, kimlere başvurduğunu biliyorsun. Sonra bugün kalkıp karakterin gelişiminden bahsediyorsun. Önce kendi oynadığın Marshal rolüne dönüp bir bakmanı tavsiye ederim.


Üstelik yönetici olarak bütün bu problemleri olay yaşanırken görüp sessiz kalmışsın, bugün ise aynı olayların içerisinde yönetimsel hatalar olduğunu kendin kabul ediyorsun. O zaman susup bugün çıkıp “ben zaten bunları doğru bulmuyordum” demek ne kadar rahat bir pozisyon. Yönetici olduğun sırada müdahale etmeyip sonradan doğruları sıralamak kolay.


“Şerif tarafında yaptırım uygulandı” diyorsun. Sonra da bütün bu koca sürecin karşılığında 1X uyarı verildiğini anlatıyorsun. Gerçekten bununla kendini ne kadar adaletli bir yönetici olarak gördüğünü anlamakta zorlanıyorum. Koca olaylar zincirinin sonunda 1X verip bunu büyük bir adalet uygulaması gibi sunman bana göre sadece komik. Hele ki aynı yazıda yönetimin oyuncu kaybetme korkusuyla bazı yaptırımları kaldırdığını ve bazı OOC ihlallerin gerektiği gibi cezalandırılmadığını kendin kabul ediyorsan, bana burada adalet dersi vermen daha da ironik.


Gelelim “Elly karakterini geliştirmedi” kısmına. Karakterimin çöpçü olması, ayakkabısız gezmesi veya düşük sosyal statülü olması onun gelişime kapalı olduğu anlamına nereden çıktı? Bir karakterin mesleği onun bütün kişiliği değildir. Hayatında kaç kere çöpçü bir kadın karakter gördün de böyle bir karakterin nasıl gelişmesi gerektiğine dair kesin hükümler veriyorsun?


Elly'nin çöpçü olması onun her gün yeni bir şey öğrenmesine, insanlarla ilişki kurmasına, para kazanmasına, farklı işler yapmasına, çevre edinmesine, hukuki yollar denemesine, sorun yaşamasına, kararlar almasına veya kendi adalet anlayışını oluşturmasına engel değil. Tam tersine, karakter gelişimi tam olarak bunların içerisinde gerçekleşir.


“Çöpçüydü, o yüzden toplumun ona böyle davranması normal” gibi bir yere getirmeniz de ayrı bir problem. Karakterin sosyal statüsü ile karaktere yapılan her davranışı meşrulaştırmak aynı şey değil. Karakterin düşük statülü olması, herkesin onu istediği gibi küçümsemesini otomatik olarak doğru RP yapmaz.


Bir de “legal olarak başka yollar vardı” diyorsun. Legal olarak çözdünüz de biz mi bilmiyoruz? Elly zaten Marshal'a gitti, olay savcıya taşındı, sistem içerisinde hakkını aradı. Sen de bunu yazında kabul ediyorsun. Sonuç ne oldu? Yine senin kendi yazındaki ifadeyle delil yok denilerek şikâyet reddedildi. Sonra hâlâ bana “başka RP yolları vardı” diyorsun.


Peki karakter gidip neden mutlaka bir başkasına tetikçilik yaptırsın? İnsan kendi işini kendisi göremez mi? Elly'nin gidip kendi kararını vermesi neden otomatik olarak “karakter gelişimi yok” anlamına geliyor? Bebek değiliz. Her karakterin işini başkasına yaptırması gerekmiyor. Benim karakterim kendi kararını kendi verdi diye bunu “RP altyapısı yok” diye kapatamazsın.


Hayatınızda görmediğiniz bir rolü başka bir oyuncu oynayınca “karakter gelişimi yok” deyip geçmek karakter eleştirisi değil, doğrudan saygısızlıktır. Bir karakteri senin alıştığın kalıba uymuyor diye gelişimsiz ilan edemezsin.


Hele ki sen hem Marshal olup hem yönetici olup hem de karakterin bütün sürecine hakimken, bugün çıkıp benim karakterimin gelişimi hakkında bu kadar kesin konuşuyorsan önce kendi rolünü ve o dönemde yaptığın yönetimsel tercihleri sorgulaman gerekiyor.


West'in hatalarını kabul edip bütün bunlar yaşanırken sessiz kalmak, sonra olay bittikten sonra “ben zaten yönetimin bazı kararlarına karşıydım” demek bana göre senin yapabileceğin en rahatsız edici şeylerden biri. Yöneticiysen olay sırasında adaletli olmayı öğrenirsin; olay bittikten sonra doğruyu anlatmayı değil.


Ben senden Google'dan 1899 tarihini araştırıp bana sunmanı istemedim. Kendi kasabanızın kanunlarını, kendi eyalet yasalarınızı ve kendi yöneticilik sisteminizi uygulamanı bekledim. Bunları uygulamayacaksanız o zaman Marshal'ın, savcının ve diğer makamların oyundaki varlığının ne anlamı kalıyor?


O yüzden bana karakter gelişimi, RP sonucu ve 1899 dersi vermeden önce Marshal olarak nasıl rol yaptığını, yönetici olarak nelere göz yumduğunu ve kendi sunucunuzun koyduğu kuralları ne kadar uyguladığını bir kez daha gözden geçirmeni öneririm.


Çünkü adaletli bir yetkili olmak, sadece karar vermek değildir. Önce olayın bütününü görmek, kendi rolünü sorgulamak ve herkese aynı standardı uygulamaktır. Bence önce bunu öğrenmen gerekiyor.
 

berserkcat

RT Kullanıcı
14 Eyl 2026
4
0
1
27
Antidepresanı bırakıp yazdıklarımı bir kez daha oku. Çünkü yazdığın metnin büyük kısmında benim söylediğim şeylere değil, kendi kafanda oluşturduğun versiyonlarına cevap veriyorsun, bütün kullanıcılara da aynı muameleyi yapmışsın.

Öncelikle şu 1X ve ban meselesini birbirinden ayıralım. 1X cezasını sen, yani Elly karakterini oynayan taraf aldı. Kalıcı uzaklaştırmayı ise karşı taraf, yani şerif tarafındaki oyuncular aldı. Üstelik o kalıcı uzaklaştırma daha sonra üst yönetim tarafından açıldı ve ben bu kararın açılmasını desteklemedim. Dolayısıyla “koskoca olaylar zincirinin sonunda 1X verildi, sonra da bunu adalet diye anlatıyorsunuz” şeklinde kurduğun anlatı zaten olayların kimlere uygulandığını doğru yansıtmıyor.

Senin aldığın 1X'in sebebi de bütün yaşanan olayların sana kesilmiş toplu faturası değildi. Elly karakterinin birini öldürmek için yeterli/geçerli sebep ortaya koymaması ve bunun üzerine zayıf rol yapılması nedeniyle verilen yaptırımdı. Bunu “bütün olayların karşılığı 1X oldu” şeklinde sunman, yaptırımın nedenini bilinçli veya bilinçsiz şekilde çarpıtıyor.

İkinci olarak, sürekli bana Marshal rolünü benim yaptığımı söylüyorsun. Marshal rolünü ben yapmadım. Buna rağmen bütün yazını benim üzerimden “Marshal olarak kötü rol yaptın, karakterin bütün sürecine hakimdın, önce kendi rolüne bak” şeklinde kuruyorsun. Bana ait olmayan bir karakter rolünün sorumluluğunu bana yükleyip ardından bunu benim yöneticiliğim üzerinden eleştirmek oldukça anlamsız. Marshal rolünü kim yaptıysa, o role ilişkin eleştirini ona yöneltebilirsin.

Ayrıca o dönem sunucunun hukuk sistemini de senden öğrenmeye ihtiyacım yok. Kasaba yasaları, eyalet yasaları ve çeşitli makamlar vardı. Bunun yanında kasaba şeriflerinin kendi kasabalarında kuralları belirleme ve gerektiğinde esnetme yetkileri de vardı. Örneğin Blackwater şerifi kendi kasabasında “at sürmek yasaktır” diyorsa, sunucunun kendi sistemi içerisinde o kasabada bu kural geçerli olabiliyordu. Dolayısıyla bana gerçek 1899 Amerika'sının hukuk düzenini anlatıp bunu sunucunun hukuk sistemiyle birebir aynıymış gibi sunmanın bir anlamı yok.

Ben gerçek tarihte 1899'da ne olduğunu sana hukuk kuralı olarak dayatmıyorum. Fakat 19. yüzyıl Amerika'sında geçen bir RP'de dönemsel sosyal yapı, statü ve karakter davranışları üzerinden değerlendirme yapmak da gayet normaldir. Senin karakterinin çöpçü olması, fakir olması, ayakkabısız gezmesi veya düşük sosyal statülü olması elbette karakter gelişimine engel değildir. Bunu hiçbir zaman söylemedim.

Fakat sen sürekli bunu “çöpçü kadın karakter gelişemez” noktasına getiriyorsun. Hayır. Ben mesleğini eleştirmiyorum. Karakterin somut RP tercihlerini ve bu tercihlerin yeterli motivasyonla desteklenip desteklenmediğini eleştiriyorum. Bir karakterin fakir olması karakter gelişimi için güzel bir altyapı olabilir; ama fakir olmak tek başına yapılan her davranışı kaliteli RP haline getirmez.

“Elly zaten Marshal'a gitti, savcıya gitti, legal yolları denedi” diyorsun. Evet, denedi. Bunu kimse inkâr etmiyor. Süreç işletildi ve delil yetersizliği nedeniyle istediğiniz sonucu alamadı. Fakat hukuki yolun kullanılmış olması, sonrasında alınan her kararın otomatik olarak geçerli RP olduğu anlamına gelmez. Karakterin önünde başka RP seçeneklerinin bulunması da “mutlaka tetikçi tutmalıydı” anlamına gelmez. Yine benim söylemediğim bir şeyi söylemişim gibi tartışıyorsun.

“İnsan kendi işini kendi göremez mi?” diyorsun. Elbette görür. Kimse karakterinin kendi kararını vermesine karşı çıkmıyor. Mesele kararı kimin verdiği değil, o kararın RP içerisinde yeterli karakter motivasyonu ve geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığı. Zaten aldığın 1X'in temel gerekçesi de burada ortaya çıkıyor.

Gelelim yönetim meselesine. “Bütün bunlar yaşanırken yönetici olarak sessiz kaldın, şimdi olay bittikten sonra ben zaten bunları doğru bulmuyordum diyorsun” diyorsun. Evet, o dönemde yönetim içerisindeydim. Ve evet, bugün geriye dönüp baktığımda bazı yönetim kararlarını doğru bulmadığımı açıkça söylüyorum. Bunun aksini hiçbir zaman iddia etmedim. Fakat yönetim içerisinde bulunmak, alınan her kararın benim kararım olduğu anlamına gelmez. Özellikle üst yönetimin verdiği kararlar konusunda herkesin aynı görüşte olması da beklenemez zaten böyle bir durumda da herkesin aynı fikirde olması yöneticileri bir ekip yapmaz. Karşıt görüşteki insanlarla birlikte ilerlersen büyüyüp gelişebilirsin.

Şerif tarafındaki olayda da durum oldukça açık. Karşı taraf kalıcı uzaklaştırma aldı. Daha sonra üst yönetim bu uzaklaştırmayı açtı. Ben de bu kararın açılmasını desteklemedim. Bunu açıkça söylemiş olmam, geçmiş yönetim kararlarından sorumluluktan kaçmak değil; aksine hangi kararı destekleyip hangi kararı desteklemediğimi açıkça ortaya koymaktır.

Dolayısıyla bana “oyuncu kaybetme korkusuyla bazı yaptırımlar kaldırıldı” diyerek bir şey kanıtlamış olmuyorsun. Ben zaten bazı OOC ihlallerin ve bazı yönetim kararlarının gerektiği şekilde uygulanmadığını söylüyorum. Senin yazında bunu sanki ben yönetimin her kararını savunuyormuşum gibi sunman sadece kendi argümanını güçlendirmek için yaptığın başka bir çarpıtma.

Asıl problem de burada başlıyor. Yazdıklarının önemli bir bölümünde benim söylediğim şeyi alıp başka bir şeye dönüştürüyorsun. “Çöpçü olduğu için gelişemez dedin.” Hayır. “Legal yolları kullanmadı dedin.” Hayır. “Mutlaka tetikçi tutmalıydı dedin.” Hayır. “1899'da kadınların hiçbir hakkı yoktu dedin.” Hayır. Ve en önemlisi, “Marshal rolünü sen yaptın.” Hayır.

(Papatya çayını yudumlarken oku, sakin sakin)

Dolayısıyla önce olayları, kişileri ve rollerin kimlere ait olduğunu doğru ayırmanı tavsiye ederim. Çünkü bunların hepsini birbirine karıştırıp sonra ortaya çıkan tablo üzerinden bana “adaletli yetkili olmayı öğrenmen gerekiyor” şeklinde ders vermen, argümanını güçlendirmiyor.

Ben kendi geçmişimde bulunduğum yönetimin hatalarını da eleştirebiliyorum. Üst yönetimin yanlış bulduğum kararlarını da açıkça söyleyebiliyorum. Kendi yaptığım değerlendirmeleri de gerektiğinde sorgulayabiliyorum. Fakat bu, senin karakterinin yaptığı her RP tercihinin doğru olduğu anlamına gelmiyor.

Özetle mesele çöpçü olman değil, fakir olman değil, kadın karakter oynaman değil, düşük sosyal statülü olman değil. Mesele belirli bir RP tercihinin yeterli sebebe, motivasyona ve roleplay altyapısına sahip olup olmadığı. 1X de tam olarak bu değerlendirme üzerinden uygulandı, kısacası senin yaptığını yetersiz rol kurgusu ve düşük profilli oyuncu olarak değerlendirdim.

O yüzden bana gerçek 1899 tarihinden, olmayan bir Marshal rolünden ve benim söylemediğim cümlelerden oluşan bir dosya hazırlayıp sonra da bunun üzerinden “adalet dersi” vermek yerine, gerçekten söylediğim şeylere cevap vermeni öneriyorum. Çünkü şu an yazdığın metnin uzunluğu oldukça fazla ama büyük kısmı yanlış kişiye, yanlış role ve yanlış iddiaya cevap veriyor.

Barış ve sevgiyle kalmanı diliyorum.
 

5403

RT Kullanıcı
4 Eyl 2026
29
22
3
26
Hiç yazmak istemiyordum. Açıkçası bu tarz forum dramalarından oldum olası hoşlanmadım. Ancak bu olayların bir kısmında yönetici olarak sürecin içerisinde bulunmuş, Elly Dort karakterinin ticket sürecini bizzat ilerletmiş ve karşı taraftaki oyuncuların profillerine de hakim olmuş biri olarak bazı noktaları düzeltmek istiyorum. Dolayısıyla burada yazdıklarım dışarıdan forumu okuyup yorum yapan birinin fikri değil. Olayların içerisinde bulunmuş, ticket süreçlerini görmüş ve kararların nasıl alındığını bilen eski bir West Roleplay yöneticisinin görüşüdür.

Öncelikle IC ile OOC'yi birbirine karıştırmayı bırakmak gerekiyor. Yazınızda "Elly kadın olduğu için küçümsendi" gibi bir sonuca varılıyor. Bir karakterin başka bir karakteri küçümsemesi, ciddiye almaması, güvenmemesi veya kaba davranması tek başına OOC ayrımcılık değildir. Bunlar RP'nin içerisinde olabilir. OOC tarafında ise kural çok net: Kadın veya erkek fark etmez, hiç kimse başka bir oyuncuya küfür edemez, hakaret edemez veya saygısızlık yapamaz. Bunun kadın-erkek meselesine çevrilmesine gerek yok. Oyuncu oyuncuya saygılı olmak zorunda.

Elly Dort'un karakterini de sanki bütün bunlar yaşanmadan önce toplum tarafından dışlanan, hiçbir fırsat verilmeyen ve sürekli ezilen bir karaktermiş gibi anlatmak olayın önemli bir bölümünü atlamak oluyor. Elly aylar boyunca kendisini çöpçü olarak tanıtan, düşük sosyal statülü, her zaman ayakkabısız gezen, berduş görüntüsünü ve yaşam tarzını karakterinin bir parçası haline getirmiş bir karakterdi, her sunucuda aynı rolü yaptınız ki bunu da doğru bulmuyorum. Önce ki sunucularda yaptığınız rolleri ister istemez buraya da taşıdınız. Bunu hakaret olarak söylemiyorum, karakterinizin kendi oluşturduğu profili tarif ediyorum. Hatta daha sonra bar işletmesinde çalışıp düzenli gelir elde ettiği dönemlerde bile "Ne iş yapıyorsun?" sorusuna "çöpçüyüm" cevabını vermeye devam eden yine karakterinizdi, rol içinde gelişen bir karakter olmasına rağmen karakterinizi hiç geliştirmediniz.

Burada biraz sert ama söylenmesi gereken bir şey var. Dünya sizin karakterinizi geliştirmek zorunda değil. Karakterinizi geliştirecek kişi sizsiniz. Aylar boyunca karakterinizi aynı noktada tutup sonra diğer karakterlerin neden onu bir anda saygın, güçlü ve sözü dinlenen biri olarak görmediğini sorgulayamazsınız. İnsanların karakterinize bakışını değiştirmek istiyorsanız bunu forum konusu açarak değil, oyun içerisinde karakter gelişimiyle yaparsınız. Yeni çevre edinirsiniz, para kazanırsınız, bağlantılar kurarsınız, kendinizi geliştirirsiniz. Karakterinizin başına gelen her kötü olaydan sonra "neden bana böyle davranıldı?" diye sormak yerine "ben bundan nasıl RP çıkarırım?" diye düşünmek gerekiyor.

Çünkü açık konuşmak gerekirse, Elly karakterinin yaşadığı problemlerin bir kısmını sürekli dışarıdan gelen bir saldırı gibi anlatmak kolay. Fakat karakterinizin nasıl oluşturulduğu, insanlara nasıl davrandığı, toplum içerisindeki yeri ve yaptığı seçimler de insanların size nasıl davranacağını belirliyor. Karakteriniz aylarca düşük sosyal statüde, dış görünüşüne ve yaşam biçimine özellikle dikkat etmeyen, toplum içerisinde kendisine güçlü bir konum oluşturmayan biri olarak oynandıysa insanların sizi bir anda saygın bir hanımefendi gibi karşılamasını beklemek biraz fazla kolaycılık oluyor.

1899'da geçen bir sunucuda modern dünyanın sosyal kabullerini karakterlerin kafasına zorla sokmaya çalışmak da tarihsel RP değil. Karakterin mesleği, parası, kıyafeti, geçmişi, çevresi ve toplumdaki konumu insanların ona nasıl davranacağını etkiler. Elly'nin kadın olması elbette silah kullanmasına, suç işlemesine, kavga etmesine veya erkek karakterlerle çatışmasına engel değil. Fakat karakterin altyapısı yoksa "ben kadınım, yaparım" demek RP altyapısı oluşturmuyor. Hayatı boyunca silah kullanmamış bir karakterin bir anda silahlı adamlara kafa tutması kadın olduğu için değil, karakter gelişimi olmadığı için sorunludur. Bu erkek karakter için de aynıdır.

"Şerif beni ciddiye almadı" veya "Marshal beni dikkate almadı" kısmında da olayın tamamına bakmak gerekiyor. Bir şikayet götürdüğünüzde karşı tarafın size anında inanması zorunlu değil. Deliliniz yoksa, tanığınız yoksa, karşı tarafın sizi güvenilir bulması için bir sebep yoksa şikayetinizin sonuçsuz kalması gayet mümkün. "Bir çöpçü bunu şerifi karalamak için yapabilir, elinde delil yok" şeklindeki bir yaklaşım hoşunuza gitmeyebilir ama bu tek başına OOC ayrımcılık değildir. Hatta buradan gayet güzel RP çıkarabilirdiniz. Karakteriniz devlete güvenmezdi, bağlantılar arardı, kendi adaletini sağlamaya çalışırdı, intikam planlardı. Önünüzde RP üretmek için onlarca yol vardı fakat siz bunlardan bir sonuç alamayınca direkt olarak gidip şerife ateş ettiniz ki gerçek hayatta da birini öldürmek için bu yeterli bir sebep değil. Oyunda da bu dengeyi korumak gerekiyor, kafanıza göre birilerini öldüremezsiniz sadece böyle bir olaydan dolayı birinin canını alacak bir karakter yapısı oluşturmadınız, tanıtımınızı da okumuştum.

Bir de "kadının sırtından sopayı" meselesini olayların bütününden bağımsız değerlendirmemek gerekiyor. Bu ifade kendi başına bakıldığında bir meme veya şaka formatında kullanılan bir ifadeydi, normalde genel sohbette ki konuşmaların üstüne meme/şaka olarak yazılmıştı. Olayların geri kalanını ve öncesinde yaşananları bilmeden sadece o cümleyi görseniz muhtemelen bugün yaptığınız kadar hassas yaklaşmazdınız zaten bende dahil olmak üzere o dönemin kadın rolleri hakkında tartışma yapıyorduk bilgilendirmek için de wikipedia'dan bir sürü link göndermiştim. Fakat olayların üzerine geldiği için daha ağır algılanmış olması anlaşılabilir. OOC'de gerçekten hakaret varsa elbette yaptırımı olmalıdır. Buna zaten kimsenin itirazı olmamalı. Ama tek bir cümleyi bağlamından koparıp bütün olayın merkezine koymak da sağlıklı bir değerlendirme değil.

Gelelim şerifin öldürülmesine. Benim problemim Elly'nin intikam istemesi değil. Problem, karakterinizin bir kolluk görevlisini öldürmek için oluşturduğu RP altyapısının yeterli olup olmadığıydı. "Bana kötü davrandı, beni küçümsedi, beni ciddiye almadı" bir karakterin öfkesini ve düşmanlığını açıklayabilir. Ama bunlar tek başına "şerifi öldürdüm" sonucunu doğurmuyor. Ortada bir kolluk görevlisini öldürmek için yeterli ve geçerli bir RP sebebi olması gerekiyor. Bunun da karakter geçmişi, yaşanan olaylar ve yapılan rollerle desteklenmesi lazım.

Zaten Elly karakterinin aldığı 1X uyarının sebebi de tam olarak buydu. Sadece "şerifi öldürdü" diye 1X verilmedi. Yapılan rolün zayıf olması ve bir karakteri öldürmek için yeterli/geçerli bir sebep oluşturulmaması nedeniyle 1X verildi. Bu ayrımı özellikle belirtmek gerekiyor çünkü konu sanki yönetim direkt olarak "kadın karakter şerifi öldürdü diye cezalandırıldı" gibi anlatılıyor. Böyle bir durum yok.

Üstelik Elly'nin gidip şerifi direkt vurduğu bir durum da yoktu. Öncesinde konuşmalar oldu, çözüm arandı, Marshal'a gidildi, olay daha üst mercilere taşındı. Yani önünüzde farklı RP yollarının denenebileceği bir süreç vardı. Sonrasında alınan kararın da bir sonucu oldu. O dönem 1X kararını ben verdim ve bugün de o kararın arkasındayım. Çünkü ticket içerisinde de söylediğim gibi her rolün bir sonucu oluyor.

Not: (3x olduğunda kullanıcı yasaklanıyor, yaptığı ihlale göre süresi değişiklik gösteriyor pek caydırıcı bir ceza değil sadece uyarı)

Şerif tarafını da tamamen görmezden gelmiyorum. Şerif ekibinde zayıf RP yapan ve düşük profilli oyuncular vardı. Bu oyuncuların yaptıkları roller ve yönetim tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda banlananlar oldu. Yani ortada sadece Elly'nin cezalandırıldığı, diğer tarafın hiçbir şekilde yaptırım görmediği bir tablo yok. Şerif tarafında da yaptırım uygulandı ve bazı oyuncular banlandı. (Valentine Şerif ekibinin tamamı)

Fakat sonrasında üst yönetimin bu banların bazılarını kaldırması benim desteklediğim bir karar değildi. Açık söyleyeyim, bu konuda ben de üst yönetimle aynı fikirde değildim. Bir oyuncunun düşük profilli RP yapması ve bu sebeple gerekli yaptırımı alması sonrasında, sırf oyuncu kaybedilmesin diye banın açılması bana göre doğru bir yönetim yaklaşımı değildi. Bunu bugün de savunmuyorum.

CK konusunda da başından beri aynı şeyi savunuyorum. Bir karakteri hiçbir altyapı olmadan alıp mezarlığa götürerek kafasına sıkmak doğru değildir. Bunu yönetici olduğum dönemde de savunmadım. Fakat kolluk tarafında kötü RP yapılmış olması Elly'nin yaptığı her şeyi otomatik olarak doğru hale getirmiyor. İki tarafın hatasını birbirinden ayırmak gerekiyor.

Ayrıca Elly'nin "karakterim CK olursa oynamam" şeklindeki yaklaşımını da doğru bulmuyorum. Kimse karakterini kaybetmek istemez, bunu anlayabilirim. Fakat yönetimin kararlarını "CK olursam oynamam" üzerinden şekillendirmesini beklemek de doğru değil. Yönetim oyuncunun karakterini korumak için değil, yaşanan RP'yi ve kuralları değerlendirmek için vardır. Karakterinizin başına gelen sonucu beğenmediğiniz için kararın değiştirilmesini beklemek, RP'nin sonucunu baştan garanti altına almaya çalışmaktan başka bir şey değil.

Bence burada asıl problem biraz da RP'ye bakış açısında. Karakteriniz her zaman haklı olacak, herkes karakterinize saygı gösterecek, her çatışmadan siz galip çıkacaksınız, karakteriniz hiçbir zaman kaybetmeyecek, birisi karakterinize kötü davranırsa yönetim devreye girip bunu düzeltecek... Sonra buna RP diyoruz. Kusura bakmayın ama bu RP değil, karakter fantezisidir.

Karakterinizin başına kötü bir şey geldiğinde bunun üzerinden yeni bir hikaye çıkarmak yerine sürekli "bana neden böyle yaptılar" noktasına geliyorsanız, karakterinizi değil kendinizi korumaya çalışıyorsunuz demektir. RP'de bazen ezilirsiniz, bazen kaybedersiniz, bazen insanlar size inanmaz, bazen paranız olmaz, bazen yanlış karar verirsiniz. Bunların hepsi RP malzemesidir. Her olumsuzluğu yönetimsel bir probleme çevirmek ise RP'yi yönetimin çözmesi gereken bir probleme dönüştürüyor.

RedM Türkiye tarafında da bunun ciddi bir problem olduğunu düşünüyorum. Benim gözlemime göre oyuncu kitlesinin çok büyük bir bölümünde karakter ile oyuncu arasındaki ayrım hala tam olarak oturmuş değil. IC bir hakaret OOC'ye taşınıyor, OOC tartışma karaktere taşınıyor, karakter kaybedince oyuncu kaybetmiş gibi davranılıyor. Hatta ve hatta /me ve /do komutlarını bile yanlış kullanan oyuncular var. Sonra da yaşanan olayın RP'si yerine kimin haklı olduğu tartışılıyor.

Sunucu tarafında ise West'in hataları yokmuş gibi davranacak değilim. West'in oyuncu kaybetme korkusu hep vardı. Bazen oyuncu kaybetmemek için kuralların esnetildiği veya bazı kararların fazla yumuşatıldığı durumlar oldu. Burada normal adminlerle üst yönetimi de ayırmak gerekiyor. Benim gördüğüm kadarıyla bu tarz kararların önemli bir kısmı normal adminlerden değil, üst yönetimden geliyordu.

Bunun nedenini de anlamak lazım. Bir sunucu sonuçta bir işletme. Oyuncular aynı zamanda potansiyel müşteri. Sunucunun ayakta kalması, masraflarını karşılaması ve gelir elde etmesi gerekiyor. Dolayısıyla "oyuncuyu kaybetmeyelim" düşüncesinin nereden geldiğini anlayabiliyorum. Fakat bunun sınırı kaçırıldığında yönetimsel adalet zarar görüyor. Bir oyuncuya uygulanan kural diğerine uygulanmıyorsa veya sırf oyuncu kaybedilmesin diye karar değiştiriliyorsa bu uzun vadede daha büyük problem yaratıyor.

Bunu bizzat yaşamış biri olarak da söylüyorum. Ben yönetici olduğum dönemde, hatta destekte bulunduğum zamanlarda bile bana OOC küfür edildi. Buna rağmen bazı oyuncuların banlanmadığını gördüm. Ben buna karşı çıktığım halde "RedM platformu zaten küçük, oyuncu sayısı az, oyuncu kaybetmeyelim" tarzında yaklaşımlarla karşılaştım. Ben bunu o zaman da doğru bulmadım bugün de bulmuyorum. Bir oyuncu OOC küfür ediyorsa bunun yaptırımı olmalı. Yöneticiye küfür edilmesiyle normal oyuncuya küfür edilmesi arasında temel olarak fark olmamalı. Üst yönetimin daha sonra bazı banları kaldırmasını da savunmuyorum. Benim de rahatsız olduğum noktalardan biri buydu.

Ama West'in bu hataları telafi edilemeyecek hatalar da değil. Yönetim değişir, kurallar değişir, sistemler geliştirilir. Bir sunucunun geçmişte yaptığı hataları sonsuza kadar aynı şekilde taşıması gerekmiyor. Önemli olan bu hatalardan ders çıkarılması. Ben West'in her kararını doğru bulmuyorum ama yaşanan her olaydan sonra kuralların ve sistemlerin geliştirilmesi gerektiğini de biliyorum.

Havacılıkta çok bilinen "Havacılık tarihi kan ile yazılmıştır" diye bir söz vardır. Yaşanan kazalardan ve hatalardan ders çıkarılır, prosedürler değiştirilir, sistem güçlendirilir. RP sunucularında da benzer bir süreç var. Yaşanan bir problem yeni bir kuralın, yeni bir düzenlemenin veya yeni bir yönetim yaklaşımının ortaya çıkmasına sebep olabilir. West'in hata yapmış olması değişmediği veya gelişmediği anlamına gelmez.

O yüzden West'i burada tamamen aklamaya çalışmıyorum. Yönetimin oyuncu kaybetme korkusuyla bazı konularda fazla esnek davrandığını, bazı OOC ihlallerin gerektiği kadar cezalandırılmadığını ve benim dahi yönetici olarak OOC küfür yediğim durumlarda gerekli yaptırımların uygulanmadığını açıkça söylüyorum. Bunlar eleştirilecek şeylerdir ve ben de eleştiriyorum. Ama bunların zaman içerisinde telafi edilemeyecek problemler olduğunu da düşünmüyorum. Zaten günden güne kendini geliştirmeye çalışan karınca misali çalışan bir ekip var, yapılan her hata sonucunda da kendilerini geliştiriyorlar. Çoğu zamanda hatalarını hep telafi ederler çünkü onlarda eskiden oyuncuydu. Bende eskiden ekipten biri olarak bu konuda garanti verebilirim.

Ama aynı şekilde Elly'nin yaşadığı her şeyi "West bana bunu yaptı, West beni korumadı, West kadın olduğum için bunlara izin verdi" noktasına getirmek de olayın tamamını anlatmıyor. Özellikle ekran görüntülerinde benim de yönetici olarak bulunduğum bir süreci dışarıdan bakan insanların okuyacağı şekilde tek taraflı anlatmanız benim açımdan da doğru değil.

Elly'nin yaşadığı OOC problemler varsa bunların yaptırımı olmalıdır. Kadın olmasıyla erkek olması arasında hiçbir fark yok. OOC'de kimse kimseye küfür edemez, hakaret edemez, saygısızlık yapamaz. Bu konuda sonuna kadar aynı şeyi savunurum ve biz zaten bu yaptırımı uyguladık.

Ama IC'de insanların karakterinize nasıl davrandığına gelince işler değişiyor. Karakterinizin geçmişi, statüsü, davranışları, ilişkileri ve aldığı kararlar insanların size nasıl davranacağını belirliyor. Bir karakterin sizi ciddiye almaması, size güvenmemesi veya sizi küçümsemesi her zaman OOC ayrımcılık değildir. Hele ki karakterinizin kendisini toplum içerisinde nasıl konumlandırdığına baktığınızda, insanların size istediğiniz şekilde davranmasını beklemek RP'nin doğasına da aykırı.

Ben eski bir West Roleplay yöneticisi olarak bu yazıyı West'i kusursuz göstermek için yazmıyorum. İçerisinde bulunduğum için gördüğüm hataları da açıkça söylüyorum. Fakat içerisinde bizzat bulunduğum, kararını verdiğim ve ekran görüntülerinde benim de yer aldığım bir sürecin yalnızca işinize gelen kısmını anlatıp geri kalanını yok saymak da doğru değil.

Sonuç olarak Elly'nin yaşadığı olaylarda eleştirilecek yönetimsel noktalar vardır, bunu inkar etmiyorum(Sadece OOC olarak). Fakat karakterinizin aldığı her sonucu da yönetimin hatası olarak görmek doğru değil. Karakterinizin yaptığı seçimlerin de bir bedeli olabilir.

Her rolün bir sonucu oluyor.

Bazen o sonuç istediğiniz gibi olur, bazen olmaz. Bazen karakteriniz kazanır, bazen kaybeder, bazen de yaptığı bir hatanın bedelini öder. Bence RP'nin olayı da tam olarak bu. Karakterinizin hiç kaybetmemesini istiyorsanız zaten RP yapmıyorsunuz, karakterinizi oynatmıyorsunuz. Onu koruyorsunuz.
“Bu ifade kendi başına bakıldığında bir meme veya şaka formatında kullanılan bir ifadeydi.”
Bunu söyleyen kişinin kendisi gelip hâlâ bu ifadeyi savunuyor olması zaten ne kadar aciz bir savunma yaptığınızı gösteriyor. OOC genel sohbette kadınlar hakkında böyle bir ifade kullanmayı “meme/şaka” diyerek normalleştiremezsiniz. Şaka olması içeriğini sihirli şekilde değiştirmiyor; özellikle de kadın oyuncular hakkında başka aşağılayıcı ifadelerin de bulunduğu bir ortamda.


“Ortada bir kolluk görevlisini öldürmek için yeterli ve geçerli bir RP sebebi olması gerekiyor.”
Yine okumadığınız şeyi tartışıyorsunuz; ben “şerif öldü” demedim, şerifin alnının çatından vurulduğunu söyledim. Elly'nin intikam rolünün nasıl ilerlediğini, günlerce şerifi aradığını, Marshal'a gittiğini ve legal yolları denediğini zaten yazdım. Önce forumu okuyun, sonra kendi kurallarınızı okuyun, ondan sonra yorum yapın.


“Aylar boyunca karakterinizi aynı noktada tutup sonra diğer karakterlerin neden onu bir anda saygın, güçlü ve sözü dinlenen biri olarak görmediğini sorgulayamazsınız.”
Benim karakterimin nasıl gelişeceğini veya hangi noktada kalacağını sen belirlemiyorsun, öncelikle bunu öğren. Elly her gün karakterine yeni şeyler kattı ve bunu çevresindeki insanlara da yansıttı; karakter gelişim sayfası hâlâ duruyorsa açıp incelemeni tavsiye ederim. Ayrıca ister çöpçü olurum, ister başka bir meslek yaparım; bu senin karar vereceğin bir şey değil.


“Karakterin çöpçü olması gelişimi olmadığı anlamına gelmez ama ‘ben bundan nasıl RP çıkarırım?’ diye düşünmek gerekiyor.”
Zaten düşündüm ve gayet de güzel RP çıkardım; sorun karakterin RP üretmemesi değil, sizin görev başındaki yetkililer olarak rolü ilerletmek yerine sürekli önünü kesmenizdi. Elly'nin legal yolları denemesine rağmen önüne duvar örüldü, karakter illegale sürüklendi, sonra da ortaya çıkan sonucu “RDM” diyerek kapatmaya çalıştınız. Rolü tıkayan taraf sizken karakter gelişimini sorgulamanız gerçekten ironik.


“OOC'de gerçekten hakaret varsa elbette yaptırımı olmalıdır.”
E o zaman neden olmadı? Ekip banlandı dediniz, banların açılmayacağını söylediniz ama ortada ne ekip cezası ne de asıl terbiyesizliği yapan kişiye uygulanmış gerçek bir yaptırım var. Sonra ben sunucudan çıkıp forumda yaşananları anlattığım için bana uyarı vererek algıyı değiştirebileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz; ekran görüntüleri, saatler ve Discord geçmişi ortada, karşınızda salak yok.


“Şerif tarafında da yaptırım uygulandı ve bazı oyuncular banlandı.”
Bu tamamen yanlış ve gerçek olmayan bir yorum. Madem bu kadar eminsin, ekran görüntülerini ve Discord ban geçmişini saatleriyle birlikte tekrar incele; çünkü senin anlattığın tabloyla benim elimdeki kayıtlar birbirini tutmuyor. Olmayan yaptırımları varmış gibi anlatıp forumun yönünü değiştirmeye çalışman gerçeği değiştirmiyor.


“Birisi karakterinize kötü davranırsa yönetim devreye girip bunu düzeltecek.”
E siz tam olarak neyi düzelttiniz? OOC'de kadın oyunculara yönelik saygısızlığı mı, yapılan cinsel içerikli ve aşağılayıcı ifadeleri mi, yoksa “banlandı, bir daha açılmayacak” deyip ortada gerçek bir yaptırım olmamasını mı? Chat silmek ve sonradan birkaç güzel cümle kurmak yönetimsel müdahale değil; yaptırım uygulamak gerekiyorsa gerçekten uygulamaktır.


“Sunucunun ayakta kalması, masraflarını karşılaması ve gelir elde etmesi gerekiyor. Dolayısıyla ‘oyuncuyu kaybetmeyelim’ düşüncesinin nereden geldiğini anlayabiliyorum.”
O zaman sizin mantığınıza göre para kazanmak uğruna bazı davranışları meşru görmeye devam edin. Kaliteli ve emek veren oyuncuları “çöpçüsün, karakter gelişimin yok” gibi bahanelerle küçümseyip OOC'de kadınlara saygısızlık eden kişileri oyuncu kaybetmemek adına tutmaya devam edin. Ben de böyle bir yönetimin altında oyun oynamadığım için gayet memnunum.


“Üst yönetimin daha sonra bazı banları kaldırmasını da savunmuyorum. Benim de rahatsız olduğum noktalardan biri buydu.”
Kendin yaşayınca tabii aynı şeyi farklı anlatmaya başlamak kolay. Yönetim anlayışınızın ne olduğunu zaten bu cümlenle yeterince güzel açıklamışsın; benim ayrıca anlatmama gerek kalmadı. Ne sizin yönetiminizi ne de sunucunuzu tekrar tekrar açıklamana gerek yok, tabloyu zaten kendin çizmişsin. :D


“Bu konuda sonuna kadar aynı şeyi savunurum ve biz zaten bu yaptırımı uyguladık.”
Uyguladığınız herhangi bir yaptırım yok, burada boş palavra atmayı artık bırakın. Elly için IC'de bütün intikam sürecini ve olayların gidişatını rol içerisinde işledik ve karakterimin kurallara aykırı hareket ettiği tek bir IC veya OOC durum olmadı. Önce IC ile OOC'yi birbirinden ayırmayı ve kendi kurallarınızı okumayı öğrenin, sonra gelip bana yaptırım dersi verin.


“Ben olayın başından sonuna kadar şahidim.”
Şahit olmak tek başına yetkili olmak anlamına gelmiyor; gördüğün her şeyi kafana göre yorumlayıp işine gelen kısmını uyguladığında ortaya adalet değil, keyfiyet çıkıyor. Olayın tamamına şahit olduğunu söylüyorsan zaten Elly'nin legal yolları denediğini, rolü günlerce ilerlettiğini ve OOC tarafındaki konuşmaları da bildiğini biliyor olman gerekiyor. Bütün bunlara rağmen bugün hâlâ kendi anlatını gerçeğin yerine koymaya çalışman sadece kendi tutarsızlığını gösteriyor.


diğer karakterlerin neden onu bir anda saygın, güçlü ve sözü dinlenen biri olarak görmediğini sorgulayamazsınız.”
Benim yazımın neresinde Elly'nin herkes tarafından bir anda saygın ve güçlü görülmesini istediğim yazıyor? Böyle bir beklentiyi ben hiçbir yerde dile getirmedim. Yine yazdığım şeyi okumadan kendi kafanda farklı bir iddia oluşturup ona cevap vermişsin.


“1899'da tarihsel bağlam önemli, modern sosyal normları o döneme taşıyamazsınız.”
Ben gerçek tarihte 1899 yılında ne olduğunu tartışmıyorum. Ben sizin sunucunuzun kendi oluşturduğu yasaları ve kuralları konuşuyorum. Kendi eyalet yasalarınızda kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğunu yazıp sonra “1899 böyleydi” diyerek bunu yok sayamazsınız.


“Elly'nin karakter gelişimi yoktu, aynı çöpçü rolünde kaldı.”
Bir karakterin çöpçü olması karakter gelişimi olmadığı anlamına gelmez. Elly günlerce yaşadığı olayın peşinden gitti, Marshal'a başvurdu, konu savcıya kadar taşındı, şerifi aradı, resmini çizdi ve kasabada bu olayın üzerine rol yaptı. Sen de bütün bu sürecin içerisinde olan bir Marshal olarak bunları biliyorsun.


“Legal olarak başka yollar vardı, şerifi vurmak yeterli bir RP altyapısı değildi.”
Elly zaten önce legal yolu denedi. Marshal'a gitti, şikâyetini iletti ve konu savcıya kadar taşındı; fakat “bir çöpçü bunu şerifi karalamak için yapabilir, üstelik delili de yok” denilerek şikâyeti reddedildi. Bundan sonra karakterin kendi kararını verip şerifi vurması, senin bugün yazdığın gibi hiçbir şey yapılmadan bir anda gerçekleşmiş bir olay değildi.


“OOC'de kimsenin hakaret etmesini desteklemiyorum, bunun yaptırımı olmalı.”
O zaman neden OOC'de “özürlü RP'si yapan kadın oyuncu istemiyoruz” denildiğinde bunun gerçek bir yaptırımı olmadı? Neden genel chat mesajlarını silmek dışında somut bir işlem yapılmadı? Karakterin IC'de ne yaptığıyla, OOC'de kadın oyuncular hakkında ne söylendiğini birbirine karıştırmamak gerekiyor.


“Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” gibi bir sözün de OOC ortamında yazıldığını görmezden gelip bana IC/OOC dersi vermen ayrıca ironik. Orada Elly karakteri konuşmuyor, oyuncular konuşuyor. Dolayısıyla bunu 1899'un şartlarıyla veya karakter gelişimiyle açıklamaya çalışmak konuyu değiştirmiyor.
“Bir sunucu sonuçta bir işletme, oyuncular potansiyel müşteri, oyuncu kaybetmeyelim düşüncesinin nereden geldiğini anlayabiliyorum.”
Tamam o zaman sunucuları para kazanmak için açın, içeride emek veren oyunculara yapılan iğrenç davranışları da sırf oyuncu kaybetmeyelim diye görmezden gelin. Sonra buna da “yönetim anlayışı” deyin. Slot doldurmak bir boka yaramıyor; önemli olan o slotların içerisinde nasıl bir topluluk oluşturduğunuz.
 
Son düzenleme:

5403

RT Kullanıcı
4 Eyl 2026
29
22
3
26
Antidepresanı bırakıp yazdıklarımı bir kez daha oku. Çünkü yazdığın metnin büyük kısmında benim söylediğim şeylere değil, kendi kafanda oluşturduğun versiyonlarına cevap veriyorsun, bütün kullanıcılara da aynı muameleyi yapmışsın.

Öncelikle şu 1X ve ban meselesini birbirinden ayıralım. 1X cezasını sen, yani Elly karakterini oynayan taraf aldı. Kalıcı uzaklaştırmayı ise karşı taraf, yani şerif tarafındaki oyuncular aldı. Üstelik o kalıcı uzaklaştırma daha sonra üst yönetim tarafından açıldı ve ben bu kararın açılmasını desteklemedim. Dolayısıyla “koskoca olaylar zincirinin sonunda 1X verildi, sonra da bunu adalet diye anlatıyorsunuz” şeklinde kurduğun anlatı zaten olayların kimlere uygulandığını doğru yansıtmıyor.

Senin aldığın 1X'in sebebi de bütün yaşanan olayların sana kesilmiş toplu faturası değildi. Elly karakterinin birini öldürmek için yeterli/geçerli sebep ortaya koymaması ve bunun üzerine zayıf rol yapılması nedeniyle verilen yaptırımdı. Bunu “bütün olayların karşılığı 1X oldu” şeklinde sunman, yaptırımın nedenini bilinçli veya bilinçsiz şekilde çarpıtıyor.

İkinci olarak, sürekli bana Marshal rolünü benim yaptığımı söylüyorsun. Marshal rolünü ben yapmadım. Buna rağmen bütün yazını benim üzerimden “Marshal olarak kötü rol yaptın, karakterin bütün sürecine hakimdın, önce kendi rolüne bak” şeklinde kuruyorsun. Bana ait olmayan bir karakter rolünün sorumluluğunu bana yükleyip ardından bunu benim yöneticiliğim üzerinden eleştirmek oldukça anlamsız. Marshal rolünü kim yaptıysa, o role ilişkin eleştirini ona yöneltebilirsin.

Ayrıca o dönem sunucunun hukuk sistemini de senden öğrenmeye ihtiyacım yok. Kasaba yasaları, eyalet yasaları ve çeşitli makamlar vardı. Bunun yanında kasaba şeriflerinin kendi kasabalarında kuralları belirleme ve gerektiğinde esnetme yetkileri de vardı. Örneğin Blackwater şerifi kendi kasabasında “at sürmek yasaktır” diyorsa, sunucunun kendi sistemi içerisinde o kasabada bu kural geçerli olabiliyordu. Dolayısıyla bana gerçek 1899 Amerika'sının hukuk düzenini anlatıp bunu sunucunun hukuk sistemiyle birebir aynıymış gibi sunmanın bir anlamı yok.

Ben gerçek tarihte 1899'da ne olduğunu sana hukuk kuralı olarak dayatmıyorum. Fakat 19. yüzyıl Amerika'sında geçen bir RP'de dönemsel sosyal yapı, statü ve karakter davranışları üzerinden değerlendirme yapmak da gayet normaldir. Senin karakterinin çöpçü olması, fakir olması, ayakkabısız gezmesi veya düşük sosyal statülü olması elbette karakter gelişimine engel değildir. Bunu hiçbir zaman söylemedim.

Fakat sen sürekli bunu “çöpçü kadın karakter gelişemez” noktasına getiriyorsun. Hayır. Ben mesleğini eleştirmiyorum. Karakterin somut RP tercihlerini ve bu tercihlerin yeterli motivasyonla desteklenip desteklenmediğini eleştiriyorum. Bir karakterin fakir olması karakter gelişimi için güzel bir altyapı olabilir; ama fakir olmak tek başına yapılan her davranışı kaliteli RP haline getirmez.

“Elly zaten Marshal'a gitti, savcıya gitti, legal yolları denedi” diyorsun. Evet, denedi. Bunu kimse inkâr etmiyor. Süreç işletildi ve delil yetersizliği nedeniyle istediğiniz sonucu alamadı. Fakat hukuki yolun kullanılmış olması, sonrasında alınan her kararın otomatik olarak geçerli RP olduğu anlamına gelmez. Karakterin önünde başka RP seçeneklerinin bulunması da “mutlaka tetikçi tutmalıydı” anlamına gelmez. Yine benim söylemediğim bir şeyi söylemişim gibi tartışıyorsun.

“İnsan kendi işini kendi göremez mi?” diyorsun. Elbette görür. Kimse karakterinin kendi kararını vermesine karşı çıkmıyor. Mesele kararı kimin verdiği değil, o kararın RP içerisinde yeterli karakter motivasyonu ve geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığı. Zaten aldığın 1X'in temel gerekçesi de burada ortaya çıkıyor.

Gelelim yönetim meselesine. “Bütün bunlar yaşanırken yönetici olarak sessiz kaldın, şimdi olay bittikten sonra ben zaten bunları doğru bulmuyordum diyorsun” diyorsun. Evet, o dönemde yönetim içerisindeydim. Ve evet, bugün geriye dönüp baktığımda bazı yönetim kararlarını doğru bulmadığımı açıkça söylüyorum. Bunun aksini hiçbir zaman iddia etmedim. Fakat yönetim içerisinde bulunmak, alınan her kararın benim kararım olduğu anlamına gelmez. Özellikle üst yönetimin verdiği kararlar konusunda herkesin aynı görüşte olması da beklenemez zaten böyle bir durumda da herkesin aynı fikirde olması yöneticileri bir ekip yapmaz. Karşıt görüşteki insanlarla birlikte ilerlersen büyüyüp gelişebilirsin.

Şerif tarafındaki olayda da durum oldukça açık. Karşı taraf kalıcı uzaklaştırma aldı. Daha sonra üst yönetim bu uzaklaştırmayı açtı. Ben de bu kararın açılmasını desteklemedim. Bunu açıkça söylemiş olmam, geçmiş yönetim kararlarından sorumluluktan kaçmak değil; aksine hangi kararı destekleyip hangi kararı desteklemediğimi açıkça ortaya koymaktır.

Dolayısıyla bana “oyuncu kaybetme korkusuyla bazı yaptırımlar kaldırıldı” diyerek bir şey kanıtlamış olmuyorsun. Ben zaten bazı OOC ihlallerin ve bazı yönetim kararlarının gerektiği şekilde uygulanmadığını söylüyorum. Senin yazında bunu sanki ben yönetimin her kararını savunuyormuşum gibi sunman sadece kendi argümanını güçlendirmek için yaptığın başka bir çarpıtma.

Asıl problem de burada başlıyor. Yazdıklarının önemli bir bölümünde benim söylediğim şeyi alıp başka bir şeye dönüştürüyorsun. “Çöpçü olduğu için gelişemez dedin.” Hayır. “Legal yolları kullanmadı dedin.” Hayır. “Mutlaka tetikçi tutmalıydı dedin.” Hayır. “1899'da kadınların hiçbir hakkı yoktu dedin.” Hayır. Ve en önemlisi, “Marshal rolünü sen yaptın.” Hayır.

(Papatya çayını yudumlarken oku, sakin sakin)

Dolayısıyla önce olayları, kişileri ve rollerin kimlere ait olduğunu doğru ayırmanı tavsiye ederim. Çünkü bunların hepsini birbirine karıştırıp sonra ortaya çıkan tablo üzerinden bana “adaletli yetkili olmayı öğrenmen gerekiyor” şeklinde ders vermen, argümanını güçlendirmiyor.

Ben kendi geçmişimde bulunduğum yönetimin hatalarını da eleştirebiliyorum. Üst yönetimin yanlış bulduğum kararlarını da açıkça söyleyebiliyorum. Kendi yaptığım değerlendirmeleri de gerektiğinde sorgulayabiliyorum. Fakat bu, senin karakterinin yaptığı her RP tercihinin doğru olduğu anlamına gelmiyor.

Özetle mesele çöpçü olman değil, fakir olman değil, kadın karakter oynaman değil, düşük sosyal statülü olman değil. Mesele belirli bir RP tercihinin yeterli sebebe, motivasyona ve roleplay altyapısına sahip olup olmadığı. 1X de tam olarak bu değerlendirme üzerinden uygulandı, kısacası senin yaptığını yetersiz rol kurgusu ve düşük profilli oyuncu olarak değerlendirdim.

O yüzden bana gerçek 1899 tarihinden, olmayan bir Marshal rolünden ve benim söylemediğim cümlelerden oluşan bir dosya hazırlayıp sonra da bunun üzerinden “adalet dersi” vermek yerine, gerçekten söylediğim şeylere cevap vermeni öneriyorum. Çünkü şu an yazdığın metnin uzunluğu oldukça fazla ama büyük kısmı yanlış kişiye, yanlış role ve yanlış iddiaya cevap veriyor.

Barış ve sevgiyle kalmanı diliyorum.
“Antidepresanı bırakıp yazdıklarımı bir kez daha oku.”
Sen önce kendi yazdıklarını ve benim yaşadıklarımı bir kez daha oku. Çünkü burada senin uzun uzun yazman, olayların gerçeğini değiştirmiyor; Elly'nin yaşadığı IC sürecini, ardından yaşanan OOC olayları, forumda paylaşılan ekran görüntülerini ve yönetim sürecini tamamen görmezden gelip yalnızca işine gelen kısmı seçiyorsun. Üstelik bana “yanlış kişiye cevap veriyorsun” diyorsun ama kendi yazında bile Elly'nin yaşadığı olayların büyük bölümünü kabul edip sonra sonucunu farklı göstermeye çalışıyorsun.

“1X cezasını sen aldın, kalıcı uzaklaştırmayı karşı taraf aldı.”
Güzel, bunu açıklığa kavuşturmuş olduk. Ama burada asıl mesele senin 1X'i hangi gerekçeyle verdiğin kadar, Elly'nin yaşadığı OOC olaylarda gerçekten ne yaptığınız. Kadın oyuncular hakkında söylenen sözler, genel chat mesajları, “kadın oyuncu istemiyoruz” tarzındaki ifadeler ve ekran görüntüleri ortadayken bunların karşılığında gerçek ve tutarlı yaptırım uygulanmadığı gerçeğini 1X tartışmasının arkasına saklayamazsın.

“Ben Marshal rolünü yapmadım.”
videosu var atalım kim kimmiş görelim :D
Marshal ben değildim” diyerek sorumluluğu üzerinden atmaya çalışman, benim asıl eleştirdiğim OOC yönetim anlayışını ortadan kaldırmıyor.
“Karşı taraf kalıcı uzaklaştırma aldı, daha sonra üst yönetim açtı.”
Bunu zaten ben de anlatıyorum. Sorun da tam olarak burada: Bir yaptırım uygulanıyor, sonra üst yönetim tarafından kaldırılıyor ve sen de bunun yanlış olduğunu söylüyorsun. Peki o zaman neden bugün bana sanki yönetim süreci kusursuz işletilmiş gibi uzun uzun açıklama yapıyorsun? Benim yaşadığım olayın sonunda ortaya çıkan tabloyu değiştirmiyor bu; OOC'deki saygısızlıklar yaşandı, ekran görüntüleri alındı ve bunların yönetilme biçimi benim eleştirdiğim şey.


“OOC'de gerçekten hakaret varsa elbette yaptırımı olmalıdır.”
İşte mesele tam olarak bu. Olmalıdır diyorsun ama benim yaşadığım olayda neden olmadı? “Banlandı” denilen insanların sonrasında sunucuda bulunması, mesajların silinmesi ve gerçek yaptırımın ortada olmaması benim uydurduğum bir hikâye değil; forumda bunların tamamını anlattım ve ekran görüntülerini sundum. Bana bugün hâlâ “olması gerekir” diye ahlak dersi vermek yerine, o zaman neden uygulanmadığını açıklamaya çalışıyorsun.


“Mesele kararı kimin verdiği değil, kararın yeterli motivasyona dayanıp dayanmadığı.”
Elly'nin motivasyonunu da gayet güzel ortaya koyduk. Kadın karaktere yönelik aşağılayıcı sözler söylendi, sistem içerisinde hakkını aradı, Marshal'a gitti, konu savcıya taşındı, sonuç alamadı, günlerce şerifi aradı, resmini çizdi ve intikam rolünü oluşturdu. Sen bunların hepsini tek bir “şerif bana kötü davrandı” cümlesine indirerek sonra da RP altyapısı yokmuş gibi anlatıyorsun.


“Özetle mesele çöpçü olman değil...”
Ben zaten hiçbir zaman “çöpçü olduğum için bana saygı göstermek zorundasınız” demedim. Senin hâlâ bunu tartışmanın merkezine koyman bile yazdıklarımı ne kadar yüzeysel okuduğunu gösteriyor. Çöpçü olurum, çiftçi olurum, avukat olurum, ne istersem onu oynarım; karakter gelişimimi senin kalıpların belirlemez.


Ve son olarak şu “Barış ve sevgiyle kal” kısmını da geçelim. Yaşadığım olayları, OOC'de kadın oyuncular hakkında söylenenleri, ekran görüntülerini, forumdaki bütün süreci görmezden gelip üstüne bir de bana sakinlik dersi vermen gerçekten komik. Ben senin yazdığın kadar uzun bir savunmaya değil, yaşananların tamamına bakıyorum; sen ise hâlâ tek bir 1X'in arkasına saklanıp geri kalan her şeyi görünmez yapmaya çalışıyorsun.


Önce IC'yi, OOC'yi, yönetimi ve yaşanan olayların tamamını birbirinden ayırmayı öğren. Sonra bana “okumayı öğren” dersin. Şu an yaptığın şey olayları açıklamak değil, kendi kararını savunmak için Elly'nin yaşadığı bütün süreci küçültmek. Ben de o oyunda artık yokum; ama yaşananları da sırf sen rahatsız oluyorsun diye unutacak değilim.
 

berserkcat

RT Kullanıcı
14 Eyl 2026
4
0
1
27
Öncelikle aynı şeyleri farklı cümlelerle tekrar tekrar yazınca olayların değişeceğini düşünmeyi bırak. Metnin uzunluğu argümanın doğruluğunu artırmıyor. Sayfalarca yazmış olman, anlattığın şeylerin bir anda gerçek olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle de olayların hangi kısmında kimin karar verdiğini dahi birbirine karıştırırken.

Discord meselesinde ortaya koyduğun tablo başlı başına sorunlu. Sanki o kişiler hakkında hiçbir işlem yapılmamış, yönetim her şeyi görmezden gelmiş gibi bir anlatı kuruyorsun. O kişiler zaten banlandı ve şerif olarak rol yapıyorlardı. Yani sen bugün ekran görüntülerini önüme koyup “bakın bunlar bunları yazmış” dediğinde bana yeni bir bilgi vermiyorsun. Evet, yazdılar. Evet, görüldü. Evet, işlem yapıldı. Burada hâlâ “neden yaptırım uygulanmadı?” diye aynı soruyu döndürüp durmanın tek açıklaması, verilen yaptırımı anlatının dışında bırakmaya çalışman.

Aynı kişileri aynı olaydan dolayı ikinci kez banlamamızı bekliyorsan gerçekten bunun yönetim açısından nasıl bir mantığı olduğunu da anlatman gerekiyor. Zaten banlanmış bir oyuncuya aynı olay üzerinden tekrar ban atmak neyi değiştirecek? Ban sayısını mı biriktirecektik? “Birinci ban yetmedi, bir tane daha atalım” diye mi yönetim yapacaktık? Bunun adı yaptırım değil, senin beklentine göre işlem üretmek olur.

Mesajların silinmesi konusunda da aynı şekilde olayın yalnızca işine gelen kısmını alıyorsun. Mesajlar tartışma daha fazla büyümesin, konu tamamen OOC kavgaya dönüşmesin diye kaldırıldı. Bu kadar. Mesajın silinmesi ile yaptırım uygulanmaması arasında kurduğun bağlantı tamamen senin kendi çıkarımın. Sonrasında ilgili kişilerin zaten banlanmış olması da bunu fazlasıyla açıklıyor. Dolayısıyla “mesajları sildiler, demek ki hiçbir şey yapmadılar” şeklindeki son derece basit çıkarımın, yaşanan gerçek süreçle örtüşmüyor.

Sonradan açılan banlar konusunda ise artık aynı şeyi kaçıncı kez anlatmam gerektiğini bilmiyorum. O banları ben açmadım. Kararı ben vermedim. Benim böyle bir tasarrufum olmadı. Üst yönetim daha sonra farklı bir karar aldı. Sen ise bu kararı alıp dönüp benim yönetim anlayışımın kanıtıymış gibi önüme koyuyorsun. Bunun yönetimsel açıdan hiçbir karşılığı yok. Bir kararın sonradan başka bir yönetim kademesi tarafından değiştirilmiş olması, o değişiklikten ilk kararı veren kişinin sorumlu olduğu anlamına gelmez. Bunu dahi birbirinden ayıramıyorsan, yönetim sürecini eleştirmeden önce yönetim sürecinin nasıl işlediğini anlaman gerekiyor.

Marshal meselesinde de aynı şekilde olmayan bir sorumluluğu üzerime almamı bekliyorsun. “Marshal rolünü ben yapmadım” diyorum; sen bunu “sorumluluktan kaçıyor” diye yorumluyorsun. Hayır, sadece yapmadığım bir şeyi yapmışım gibi anlatmıyorum. Video varsa koy. Açalım, izleyelim. Kim hangi karakterde, kim ne yapmış, kim nerede bulunmuş ortaya çıksın. Gerçek bu kadar basitken bunu sanki büyük bir yönetim komplosuymuş gibi anlatmanın hiçbir anlamı yok.

Elly'nin IC sürecine geldiğimizde ise senin yaptığın şey RP motivasyonu ile RP yeterliliğini birbirine karıştırmak. Elly'nin yaşadığı olayları biliyoruz. Şerifle yaşadığı problemleri de biliyoruz. Sonrasında intikam düşüncesi oluşturmasını da biliyoruz. Fakat karakterin “ben intikam alacağım” demesi, otomatik olarak birini öldürmek için yeterli ve geçerli sebep yaratmıyor. Bizim değerlendirmemiz tam olarak buydu. Karakterin birini öldürmeye kalkması için yeterli sebep oluşmamıştı ve bu yöndeki rol yeterince güçlü kurulmamıştı. Bu nedenle 1X uygulandı.

Sen ise bütün bu değerlendirmeyi alıp “kadın karaktere kötü davranıldı, dolayısıyla Elly'nin yaptığı her şey meşrudur” noktasına getiriyorsun. Böyle bir RP değerlendirmesi yok. OOC'de yaşanan bir problem IC'de yapılabilecek her eyleme sınırsız hak vermiyor. Bir oyuncunun OOC davranışı ayrı değerlendirilir, karakterin IC'deki eylemi ayrı değerlendirilir. Bunu birbirine yapıştırarak birinin diğerini otomatik olarak haklı çıkardığını düşünmek, RP ile OOC arasındaki en temel ayrımı bile birbirine karıştırmak oluyor.

Çöpçülük meselesinde de aynı şeyi yapıyorsun. Ben sana “çöpçü olduğun için insan değilsin” demedim. İstersen çöpçü ol, istersen çiftçi ol, istersen avukat ol. Karakterini istediğin meslekte oynarsın. Fakat “istediğim karakteri oynarım” cümlesini “karakterimin bulunduğu toplumun hiçbir sosyal ve sınıfsal gerçekliği beni ilgilendirmez” şeklinde yorumlamak da ayrı bir kolaycılık.

O dönemde sınıfsal ayrımlar vardı. Sunucunun kendi ekonomik ve sosyal düzeninde de sınıf farkları vardı. Dolayısıyla düşük gelirli, düşük statülü bir mesleği yapan karakterin hiçbir gelişim süreci yaşamadan aristokrat gibi davranması, toplumun üst tabakalarıyla aynı sosyal statüde hareket etmesi veya bir anda profesyonel bir hak savunucusu edasıyla ortaya çıkması karakter bütünlüğü açısından elbette sorgulanır. Burada mesleğin kendisini aşağılamak gibi bir durum yok. Mesele karakterin bulunduğu sınıfın getirdiği sosyal gerçeklikleri RP içerisinde hissettirmesi.

Çöpçü karakter elbette hakkını arayabilir. Aristokrata karşı da çıkabilir. Zamanla çevre edinir, yükselir, ekonomik durumunu değiştirir, toplumda kendisine yer edinir. Bunların hepsi oynanabilir. Fakat bunların bir RP süreci olması gerekiyor. Karakteri olduğu yerden alıp hiçbir gelişim göstermeden istediğin sosyal statüye koyamazsın. “Ben böyle oynamak istiyorum” demek karakter tutarlılığına karşı sihirli bir dokunulmazlık sağlamıyor. Sınıf farkını karakterin iliklerine kadar hissetmesi gereken bir dünyada bundan rahatsız olman da zaten tam olarak benim anlatmaya çalıştığım şey. :D

Sonuç olarak sen sürekli birbirinden ayrı olayları tek bir büyük mağduriyet hikâyesinin parçaları gibi birleştiriyorsun. Oysa ortada birbirinden ayrı kararlar var: Elly'nin IC süreci var, buna ilişkin 1X var; Discord'da uygunsuz konuşan kişiler var, onlara uygulanmış banlar var; tartışma büyümesin diye kaldırılan mesajlar var; daha sonra üst yönetim tarafından açılan banlar var; benim yapmadığım Marshal rolü var. Bunların hepsini tek bir torbaya doldurup “bakın yönetim hiçbir şey yapmadı” demek kolay. Fakat gerçek süreç bu değil.

En komik tarafı da bütün bunları anlatırken hâlâ benim kendi verdiğim 1X'in arkasına saklandığımı iddia etmen. Ben zaten kendi verdiğim kararın gerekçesini açıkça söylüyorum. Sen ise başkasının verdiği kararları, başkasının açtığı banları ve benim yapmadığım rolleri aynı paketin içine koyup sonra bunun hesabını benden sormaya çalışıyorsun.

Eleştiri yapmak istiyorsan yap. Yaşadığın olayları istediğin şekilde değerlendirebilirsin. Fakat eleştiri yaparken en azından olayların kimin tarafından gerçekleştirildiğini, hangi kararın kime ait olduğunu ve hangi yaptırımın gerçekten uygulanmış olduğunu doğru ayır. Çünkü şu an yaptığın şey olayları bütün yönleriyle değerlendirmek değil; kendi anlatına uymayan kısımları masanın altına itip kalan parçalar üzerinden sonuç çıkarmaya çalışmak.

Dolayısıyla bana tekrar tekrar “oku” demene gerek yok. Okudum. Hem de senin yazdığından daha fazlasını, olayların yönetim tarafını da biliyorum. Sorun okumamış olmam değil; senin anlatmak istediğin hikâyenin, olayların tamamıyla aynı şey olmaması kendi kafanda kurup kurup bir çıkarım yapıp buraya yazıyorsun.

Son olarak buraya daha fazla mesaj yazmayacağım. Aynı konuları tekrar tekrar açıklamak zorunda kalıyorum ve açıkçası aynı şeyleri üçüncü, dördüncü kez anlatmanın artık herhangi bir anlamı yok. Kafana takılan başka bir konu varsa buraya yeni bir paragraf daha yazmak yerine Discord mesaj kutumu renklendirebilirsin. En azından oradan devam ederiz.

Not: Marshal videosunu gerçekten merakla bekliyorum. Umarım videoyu attıktan sonra kimin kim olduğunu fark edip biraz utanırsın ve en azından hesabını silme zahmetine girersin. Beni ya OGZ'la ya da Lencarst'la karıştırıyorsun. Benim karakterim Thomas Calloway'di. Dolayısıyla videoyu özellikle bekliyorum; kim hangi karakteri oynuyormuş, kim Marshal'mış, kim değilmiş hep beraber görürüz.
 

5403

RT Kullanıcı
4 Eyl 2026
29
22
3
26
Öncelikle aynı şeyleri farklı cümlelerle tekrar tekrar yazınca olayların değişeceğini düşünmeyi bırak. Metnin uzunluğu argümanın doğruluğunu artırmıyor. Sayfalarca yazmış olman, anlattığın şeylerin bir anda gerçek olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle de olayların hangi kısmında kimin karar verdiğini dahi birbirine karıştırırken.

Discord meselesinde ortaya koyduğun tablo başlı başına sorunlu. Sanki o kişiler hakkında hiçbir işlem yapılmamış, yönetim her şeyi görmezden gelmiş gibi bir anlatı kuruyorsun. O kişiler zaten banlandı ve şerif olarak rol yapıyorlardı. Yani sen bugün ekran görüntülerini önüme koyup “bakın bunlar bunları yazmış” dediğinde bana yeni bir bilgi vermiyorsun. Evet, yazdılar. Evet, görüldü. Evet, işlem yapıldı. Burada hâlâ “neden yaptırım uygulanmadı?” diye aynı soruyu döndürüp durmanın tek açıklaması, verilen yaptırımı anlatının dışında bırakmaya çalışman.

Aynı kişileri aynı olaydan dolayı ikinci kez banlamamızı bekliyorsan gerçekten bunun yönetim açısından nasıl bir mantığı olduğunu da anlatman gerekiyor. Zaten banlanmış bir oyuncuya aynı olay üzerinden tekrar ban atmak neyi değiştirecek? Ban sayısını mı biriktirecektik? “Birinci ban yetmedi, bir tane daha atalım” diye mi yönetim yapacaktık? Bunun adı yaptırım değil, senin beklentine göre işlem üretmek olur.

Mesajların silinmesi konusunda da aynı şekilde olayın yalnızca işine gelen kısmını alıyorsun. Mesajlar tartışma daha fazla büyümesin, konu tamamen OOC kavgaya dönüşmesin diye kaldırıldı. Bu kadar. Mesajın silinmesi ile yaptırım uygulanmaması arasında kurduğun bağlantı tamamen senin kendi çıkarımın. Sonrasında ilgili kişilerin zaten banlanmış olması da bunu fazlasıyla açıklıyor. Dolayısıyla “mesajları sildiler, demek ki hiçbir şey yapmadılar” şeklindeki son derece basit çıkarımın, yaşanan gerçek süreçle örtüşmüyor.

Sonradan açılan banlar konusunda ise artık aynı şeyi kaçıncı kez anlatmam gerektiğini bilmiyorum. O banları ben açmadım. Kararı ben vermedim. Benim böyle bir tasarrufum olmadı. Üst yönetim daha sonra farklı bir karar aldı. Sen ise bu kararı alıp dönüp benim yönetim anlayışımın kanıtıymış gibi önüme koyuyorsun. Bunun yönetimsel açıdan hiçbir karşılığı yok. Bir kararın sonradan başka bir yönetim kademesi tarafından değiştirilmiş olması, o değişiklikten ilk kararı veren kişinin sorumlu olduğu anlamına gelmez. Bunu dahi birbirinden ayıramıyorsan, yönetim sürecini eleştirmeden önce yönetim sürecinin nasıl işlediğini anlaman gerekiyor.

Marshal meselesinde de aynı şekilde olmayan bir sorumluluğu üzerime almamı bekliyorsun. “Marshal rolünü ben yapmadım” diyorum; sen bunu “sorumluluktan kaçıyor” diye yorumluyorsun. Hayır, sadece yapmadığım bir şeyi yapmışım gibi anlatmıyorum. Video varsa koy. Açalım, izleyelim. Kim hangi karakterde, kim ne yapmış, kim nerede bulunmuş ortaya çıksın. Gerçek bu kadar basitken bunu sanki büyük bir yönetim komplosuymuş gibi anlatmanın hiçbir anlamı yok.

Elly'nin IC sürecine geldiğimizde ise senin yaptığın şey RP motivasyonu ile RP yeterliliğini birbirine karıştırmak. Elly'nin yaşadığı olayları biliyoruz. Şerifle yaşadığı problemleri de biliyoruz. Sonrasında intikam düşüncesi oluşturmasını da biliyoruz. Fakat karakterin “ben intikam alacağım” demesi, otomatik olarak birini öldürmek için yeterli ve geçerli sebep yaratmıyor. Bizim değerlendirmemiz tam olarak buydu. Karakterin birini öldürmeye kalkması için yeterli sebep oluşmamıştı ve bu yöndeki rol yeterince güçlü kurulmamıştı. Bu nedenle 1X uygulandı.

Sen ise bütün bu değerlendirmeyi alıp “kadın karaktere kötü davranıldı, dolayısıyla Elly'nin yaptığı her şey meşrudur” noktasına getiriyorsun. Böyle bir RP değerlendirmesi yok. OOC'de yaşanan bir problem IC'de yapılabilecek her eyleme sınırsız hak vermiyor. Bir oyuncunun OOC davranışı ayrı değerlendirilir, karakterin IC'deki eylemi ayrı değerlendirilir. Bunu birbirine yapıştırarak birinin diğerini otomatik olarak haklı çıkardığını düşünmek, RP ile OOC arasındaki en temel ayrımı bile birbirine karıştırmak oluyor.

Çöpçülük meselesinde de aynı şeyi yapıyorsun. Ben sana “çöpçü olduğun için insan değilsin” demedim. İstersen çöpçü ol, istersen çiftçi ol, istersen avukat ol. Karakterini istediğin meslekte oynarsın. Fakat “istediğim karakteri oynarım” cümlesini “karakterimin bulunduğu toplumun hiçbir sosyal ve sınıfsal gerçekliği beni ilgilendirmez” şeklinde yorumlamak da ayrı bir kolaycılık.

O dönemde sınıfsal ayrımlar vardı. Sunucunun kendi ekonomik ve sosyal düzeninde de sınıf farkları vardı. Dolayısıyla düşük gelirli, düşük statülü bir mesleği yapan karakterin hiçbir gelişim süreci yaşamadan aristokrat gibi davranması, toplumun üst tabakalarıyla aynı sosyal statüde hareket etmesi veya bir anda profesyonel bir hak savunucusu edasıyla ortaya çıkması karakter bütünlüğü açısından elbette sorgulanır. Burada mesleğin kendisini aşağılamak gibi bir durum yok. Mesele karakterin bulunduğu sınıfın getirdiği sosyal gerçeklikleri RP içerisinde hissettirmesi.

Çöpçü karakter elbette hakkını arayabilir. Aristokrata karşı da çıkabilir. Zamanla çevre edinir, yükselir, ekonomik durumunu değiştirir, toplumda kendisine yer edinir. Bunların hepsi oynanabilir. Fakat bunların bir RP süreci olması gerekiyor. Karakteri olduğu yerden alıp hiçbir gelişim göstermeden istediğin sosyal statüye koyamazsın. “Ben böyle oynamak istiyorum” demek karakter tutarlılığına karşı sihirli bir dokunulmazlık sağlamıyor. Sınıf farkını karakterin iliklerine kadar hissetmesi gereken bir dünyada bundan rahatsız olman da zaten tam olarak benim anlatmaya çalıştığım şey. :D

Sonuç olarak sen sürekli birbirinden ayrı olayları tek bir büyük mağduriyet hikâyesinin parçaları gibi birleştiriyorsun. Oysa ortada birbirinden ayrı kararlar var: Elly'nin IC süreci var, buna ilişkin 1X var; Discord'da uygunsuz konuşan kişiler var, onlara uygulanmış banlar var; tartışma büyümesin diye kaldırılan mesajlar var; daha sonra üst yönetim tarafından açılan banlar var; benim yapmadığım Marshal rolü var. Bunların hepsini tek bir torbaya doldurup “bakın yönetim hiçbir şey yapmadı” demek kolay. Fakat gerçek süreç bu değil.

En komik tarafı da bütün bunları anlatırken hâlâ benim kendi verdiğim 1X'in arkasına saklandığımı iddia etmen. Ben zaten kendi verdiğim kararın gerekçesini açıkça söylüyorum. Sen ise başkasının verdiği kararları, başkasının açtığı banları ve benim yapmadığım rolleri aynı paketin içine koyup sonra bunun hesabını benden sormaya çalışıyorsun.

Eleştiri yapmak istiyorsan yap. Yaşadığın olayları istediğin şekilde değerlendirebilirsin. Fakat eleştiri yaparken en azından olayların kimin tarafından gerçekleştirildiğini, hangi kararın kime ait olduğunu ve hangi yaptırımın gerçekten uygulanmış olduğunu doğru ayır. Çünkü şu an yaptığın şey olayları bütün yönleriyle değerlendirmek değil; kendi anlatına uymayan kısımları masanın altına itip kalan parçalar üzerinden sonuç çıkarmaya çalışmak.

Dolayısıyla bana tekrar tekrar “oku” demene gerek yok. Okudum. Hem de senin yazdığından daha fazlasını, olayların yönetim tarafını da biliyorum. Sorun okumamış olmam değil; senin anlatmak istediğin hikâyenin, olayların tamamıyla aynı şey olmaması kendi kafanda kurup kurup bir çıkarım yapıp buraya yazıyorsun.

Son olarak buraya daha fazla mesaj yazmayacağım. Aynı konuları tekrar tekrar açıklamak zorunda kalıyorum ve açıkçası aynı şeyleri üçüncü, dördüncü kez anlatmanın artık herhangi bir anlamı yok. Kafana takılan başka bir konu varsa buraya yeni bir paragraf daha yazmak yerine Discord mesaj kutumu renklendirebilirsin. En azından oradan devam ederiz.

Not: Marshal videosunu gerçekten merakla bekliyorum. Umarım videoyu attıktan sonra kimin kim olduğunu fark edip biraz utanırsın ve en azından hesabını silme zahmetine girersin. Beni ya OGZ'la ya da Lencarst'la karıştırıyorsun. Benim karakterim Thomas Calloway'di. Dolayısıyla videoyu özellikle bekliyorum; kim hangi karakteri oynuyormuş, kim Marshal'mış, kim değilmiş hep beraber görürüz.

Sana bir şeyi daha fazla açıklamaya da çok gerek yok. İşin gücün yalan dolan, kendi söylediklerinle çelişmek; üstüne bir de “kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” lafını utanmadan “meme” diye savunmak. Koskoca boş bir savunma metni yazıp duruyorsun; Dramatik Bey, üzüldüm size gerçekten. :D Yaşananların tamamına şahit olup hâlâ bunları savunabiliyor olmanız zaten zihniyetinizi fazlasıyla gösteriyor.
 

Ekli dosyalar

berserkcat

RT Kullanıcı
14 Eyl 2026
4
0
1
27
Off off daha "dramatik" ironisini bile anlayamıyorsun fazla sinirlisin ve kusmaya başladın. Sana ne anlatabiliriz ki? Günlerdir tartışmayı sürdürdüğün forum başlığına karşılıktı... :rolleyes:

O lafı diyen yönetici gerçek hayatta savcı nasıl birisi olduğunu tandığım kadarıyla biliyorum ve bunu nasıl savunabileceğini düşünüyorsun? Bunları bana açıklattırmana bile üzüldüm ama kızmıyorum.

Yüz kere aynı şeyleri yazsam da yüz kere aynı cevapları vereceksin okuduğunu anlayamadığını görebiliyoruz. Teknolojik okur yazarlığını kullanıp yapay zekaya atta özetlesin durumu, ne anlatmaya çalıştığımı anlarsın.

Linkleri görebilmek için Giriş yap Kayıt ol

Hayatında bol şans arada bir çıkıp nefes al, gerçek dünya ile tanış.

Not: Marshall videosunu merakla bekliyoruz.
 
Son düzenleme:

5403

RT Kullanıcı
4 Eyl 2026
29
22
3
26
Off off daha "dramatik" ironisini bile anlayamıyorsun fazla sinirlisin ve kusmaya başladın. Sana ne anlatabiliriz ki? Günlerdir tartışmayı sürdürdüğün forum başlığına karşılıktı... :rolleyes:

O lafı diyen yönetici gerçek hayatta savcı nasıl birisi olduğunu tandığım kadarıyla biliyorum ve bunu nasıl savunabileceğini düşünüyorsun? Bunları bana açıklattırmana bile üzüldüm ama kızmıyorum.

Yüz kere aynı şeyleri yazsam da yüz kere aynı cevapları vereceksin okuduğunu anlayamadığını görebiliyoruz. Teknolojik okur yazarlığını kullanıp yapay zekaya atta özetlesin durumu, ne anlatmaya çalıştığımı anlarsın.

Linkleri görebilmek için Giriş yap Kayıt ol

Hayatında bol şans arada bir çıkıp nefes al, gerçek dünya ile tanış.

Not: Marshall videosunu merakla bekliyoruz.
“Off off, daha ‘dramatik’ ironi…” diye başlayıp bir kadına “fazla sinirlisin, kusmaya başladın”, “hayatında bol şans, çıkıp gerçek dünyayla tanış” gibi üstten ve küçümseyici ifadeler kullanman, aslında bu tartışmada kimin üslup konusunda ders alması gerektiğini gayet güzel gösteriyor. Bir kadına katılmıyor olabilirsin, eleştirebilirsin, hatta sert şekilde karşı çıkabilirsin; ama bunu küçümseyerek, patronluk taslayarak ve kişiliğine saldırarak yapman seni haklı çıkarmıyor. Önce karşındaki kadına nasıl konuşulacağını değil, karşındaki insana nasıl saygılı konuşulacağını öğren; sonra bana üslup dersi vermeye kalkarsın. “Gerçek dünyayla tanış” demeden önce kendi kullandığın üslubun aynaya yansımasına bir bakman yeterli olur.

O kişinin gerçek hayatta savcı olup olmaması da zerre umrumda değil, sana bunu soran da olmadı zaten.

1790874916025.png

tüh atılmıyor buraya rdm dediğiniz olayları şimdi otur zırlayarak forum atmaya devam et
 

Benzer Konular

BU KONUYU GÖRÜNTÜLEYEN KULLANICILAR